| DEVLET İHALE KANUNU
Madde 1 -Her asliye mahkemesinin kaza dairesinde lüzumu kadar icra dairesi bulunur. Her dairede Adliye Vekaletince tayin edilecek bir icra memuriyle ihtiyaca göre muavin ve mahallerince tayin olunacak katip ve mübaşir ve sair müstahdemler bulunur. Ayrıca icra memuru olmıyan yerlerde bu vazife mahkeme başkatipleri tarafından görülür. Adliye Vekaleti tensip edeceği sulh mahkemelerine bu mahkemelerin selahiyetli oldukları işlerde icra selahiyetini verebilir. Bu halde icra vazifesi mahkeme katibi tarafından ifa olunur. Birden ziyade asliye mahkemesi olan şehirlerde Adliye Vekaleti icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı tetkik merciine bağlamaya selahiyetlidir. Madde 2 -Her asliye mahkemesinin kaza dairesinde lüzumu kadar iflas dairesi bulunur. Birinci madde hükmü iflas daireleri hakkında da caridir. İCRA VE İFLAS DAİRELERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ Madde 3 - İcra ve iflas işleri bir dairede birleştirilebilir. Madde 4 -İcra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların tetkik mercii: Mahkeme reisi veya hakimi ve bulunan yerlerde müstakil icra hakimleri ile muavinleri yahut kanun mucibince bu vazife kendilerine verilmiş olan hakimlerdir. 172 nci maddede yazılı itirazların tetkik mercii ticaret davasını gören mahkemedir. İcra selahiyetini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vukubulacak şikayet ve itirazların tetkik mercii o mahkemenin hakimidir. Bu kanunda gösterilen haller müstesna olmak üzere tetkik merciinin vereceği kararlar kabili temyiz olmayıp kat'idir. MEMUR VE MÜSTAHDEMLERİN MESULİYETİ Madde 5 -İcra ve İflas memurları ve muavinleri ve icra iflas dairelerinin katip ve mübaşir ve müstahdemleri, kusurlarından ileri gelen zarar ve ziyandan mes"uldürler. Bu zarar ve ziyan davasına mahkemede bakılır. Madde 6 - Mutazarrır sabit olan zarar ve ziyanını kusuru yapandan veya kefilinden ister. Bunlardan istifası mümkün olmazsa Devletten ister. Bu takdirde Hazinenin asıl mesullere ve kefillerine rücu hakkı mahfuzdur. Devlet mesuliyetine iştirak eylediği vazifedarlardan teminat isteyebilir. ZARAR VE ZİYAN DAVASININ MÜRURU ZAMANI Madde 7 -Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğrendiği günden bir sene ve her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçmesi ile müruru zamana uğrar. Şu kadar ki zarar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanunları bu fiili daha uzun bir müddetle müruru zamana tabi tutmakta ise hukuk davasında da ceza müruru zamanı cari olur. Madde 8 -İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle, kendilerine vaki talepler ve beyanlar hakkında zabıt tutarlar. Alakası olan kimse bu zabıtları görebilir ve bunların suretini alabilir. İcra ve İflas dairelerinin zabıtları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir. PARA VE DEĞERLİ EŞYANIN TEVDİİ Madde 9 - İcra ve iflas daireleri aldıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli şeyleri, nihayet ertesi günü sağlam bir bankaya ve bulunmayan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına bırakmaya mecburdurlar. Madde 10 - İcra ve iflas işleriyle meşgul memur ve müstahdemler : 1. Kendisinin, 2. Karısının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar hısımlarının, 3. Kanuni mümessilli veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şahsın, Menfaati olan işleri göremeyip derhal tetkik merciini haberdar etmeye mecburdur. Tetkik mercii müracaatı varit görürse o işi diğer bir memura, bulunmıyan yerlerde katiplerinden birine verir. Madde 11 - Tetkik vazifesini gören hakimler ve icra ve iflas memur ve müstahdemleri, dairelerince takip edilmekte olan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle olursa olsun kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar. Yaparlarsa hükümsüzdür. Madde 12 - İcra dairesi, takibte bulunan alacaklı hesabına verilen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu borcundan kurtulur. Madde 13 - Tetkik vazifesini gören hakimler icra ve iflas dairelerini murakabe ederler. Bu daireler Cumhuriyet müddeiumumilerinin daimi murakabesi altında olup en az senede bir defa teftiş olunur. Görülecek hata ve kusurlardan dolayı icra ve iflas memur ve muavinleri hakkında Adliye Vekaletince aşağıda inzibati cezalardan her hangi biri tatbik olunur; 1. Tevbih, 2. Dörtte üçünü geçmemek üzere aylıktan kesme, 3. Altı ayı geçmemek üzere işten el çektirme, 4. Azil. Bunlardan tevbih ve aylıktan kesme cezalarına tetkik mercii vazifesini gören hakim dahi karar verebilir. Bu karar aleyhine Adliye Vekaleti memurin inzibat komisyonunda itiraz olunabilir. Ancak hakim sınıfından tayin olunan icra ve iflas memurları hakkında hakimler kanunu hükümleri caridir. İnzibati cezalar adli takiplere mani değildir. NİZAMNAME VE TEMYİZ İÇTİHATLARI Madde 14 - İcra Vekilleri Heyeti bu kanuna dair nizamnameler cıkarır. İcra ve iflas işlerine ait temyiz içtihatları, muntazaman neşir ve tamim edilir. Madde 15 - İcra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur. Madde 16 - Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı tetkik merciine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten beş gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir. ŞİKAYET ÜZERİNE YAPILACAK MUAMELELER Madde 17 - Şikayet tetkik merciince kabul edilirse, şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir. Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur. Madde 18 - Tetkik merciine arzedilen hususlarda basit usulü muhakeme tatbik olunur. Şu kadar ki, talep ve cevaplar istida ile olabileceği gibi ifade zaptettirmek suretiyle de olur. Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde tetkik mercii veya ticaret mahkemesi iki taraf arasında duruşma yapılmasına lüzum olup olmadığını takdir eder. Duruşma en kısa müddet içinde yapılarak karara raptolunur. 1-MÜDDETLER Madde 19 - Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz. Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde, sonuncu gün bir tatile tesadüf ederse tatili takip eden günde biter. Müddet son günün akşamı tatil saatinde bitmiş sayılır. Madde 20 - Bu Kanunun tayin eylediği müddetleri değiştiren bütün mukaveleler hükümsüzdür. Ancak herhangi bir müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şahıslara tesir etmez. Madde 21 - İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile olur. Madde 22 - Şikayet, tetkik merciince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. Madde 23 - Bu kanundaki manasına göre; (İpotek) tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, eski hukuk hükümlerine göre yapılmış gayrimenkul rehinlerini, bazı gayrimenkuller üzerindeki hususi imtiyazları ve gayrimenkul teferruatı üzerine terhin muamelelerini; (Menkul rehni) tabiri teslimi meşrut rehinleri, hayvan rehinlerini, hapis hakkını, alacak vesair hakların terhinini; Sadece (rehin) tabiri, menkul ve gayrimenkul rehinlerini ihtiva eder. (Gayrimenkul) tabiri gemilere de şamildir. İLAMLARIN İCRASI I. PARA VE TEMİNATTAN BAŞKA BORÇLAR HAKKINDA İLAMLARIN İCRASI MENKUL TESLİMİ Madde 24 - Bir menkulün teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya beş gün içinde o şeyin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümessillerinin isim ve şöhret ve ikametgahları, hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunan şeyin neden ibaret olduğu ve olbaptaki ilamın tarih ve numarası ve tetkik merciinden veya temyiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılm sı hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır. Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan menkul veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir. Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Değeri, ilamda yazılı olmayıpta ihtilaflı bulunursa icra memuru tarafından takdir olunur. Hükmolunan menkulün değer bahası borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yerlerde icra memuru tarafından intihap olunacak ehlivukuftan sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir. İlgililerin bu hususta tetkik merciine şikayete hakları vardır. Madde 25 - Çocuk teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği sureti ile borçluya beş gün içinde çocuğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilam hükmü zorla icra olunur. Çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur. GAYRİMENKUL TAHLİYE VE TESLİMİ Madde 26- Bir gayrimenkul veya bir geminin tahliye ve teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği sureti ile borçluya beş gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder. Borçlu gayrimenkulü veya gemiyi işgal etmekte iken bu emri tutmazsa ilamın hükmü zorla icra olunur. Alacaklıya teslim olunan gayrimenkule veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır. Bunların içinde bulunup da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşid bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkür eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacak ıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yaut lüzum görülürse icra memuru tetkik merciinin kararı ile bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. Fazla kalırsa borçlunun namına sağlam bir bankaya yatırılır. 2- GAYRİMENKUL ÜÇÜNCÜ ŞAHIS ELİNDE İSE Madde 27- Gayrimenkul, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden evvel tapuya tescil edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası açabilir. Şu kadar ki suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı umumi hükümler mahfuzdur. GAYRİMENKUL DAVALARINDA HÜKÜMLERİN TAPU İDARELERİNE TEBLİĞİ Madde 28 - Gayrimenkul davalarında davacının lehine hüküm sadır olduğu takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hüküm tefhimi ile beraber hulasasını tapu dairesine bildirir. Tapu dairesi bu ciheti hükmolunan gayrimenkulün kaydına şerh verir. Bu şerh tasarruf hakkının her hangi bir şekilde kullanılmasına mani olmaz. Gayrimenkul davası ileride davacının aleyhine katileşirse mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da tapu dairesine bildirir. GAYRİMENKUL HAKKINDAKİ HÜKÜMDEN SONRA YEDİN TEBEDDÜLÜ Madde 29 - Hükmün tapu dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen yer kimin yedinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur. Şu kadar ki, o yerde bulunan üçüncü şahıs yedini veya mülkiyetini borçludan telakki etmeyip doğrudan doğruya işgal ettiğine dair tapu kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır. BİR ŞEYİN YAPILMASINA DAİR OLAN İLAMLAR Madde 30 - Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği sureti ile borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmayı emreder. Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazımgelen masraf icra memuru tarafından ehli vukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacalı muvafakat ederse alınıp hükmoulunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır. İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın hükmü borçluya ayni müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin 343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır. İRTİFAK HAKLARINA MÜTEDAİR İLAMLAR Madde 31 - Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut öyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde beş günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur. II- PARA VE TEMİNAT VERİLMESİ HAKKINDAKİ İLAMLARIN İCRASI Madde 32 - Para borcuna veya teminat erilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir cra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet beş gün içinde denmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse etkik merciinden veya temyiz yahut iadeli muhakeme yolu ile ait olduğu ahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra apılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması e bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı ve hakikata muhalif beyanda bulunursa apis ile cezalandırılacağı ihtar edilir. Bir şahıs hakkında para borcuna dair birden ziyade ilamın icrası aynı günde istenmişse icra dairesi bunların icra emirlerini aynı zamanda tebliğ eder. Madde 33 - Tetkik mercii, borçlunun istidası üzerine borcun itfa veya imhal edildiği, resmi yahut ikrar edilmiş bir vesika ile anlaşıldığı veya ilam müruru zamana uğradığı takdirde icranın geri bırakılmasını emreder. Bu hallerin haricinde tetkik merciine icra geri bırakılmaz. Geri bırakılma talebinin kabul veya reddine mütedair olan kararlar on gün içinde temyiz olunabilir. III- MÜŞTEREK HÜKÜMLER Madde 34- İlamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı ikametgahını değiştirirse takibin yeni ikametgahı icra dairesine havalesini istiyebilir. Madde 35 - Takip, ilamın icra dairesine tevdii ile başlar. İstiyen alacaklıya kayıt numarasını mübeyyin bedava ve pulsuz bir ilmühaber verilir. ZAMMI LAZIMGELEN MÜDDETLER VE MÜHLETLER Madde 36 - İcra emirlerinde yazılı müddetlere kanunen zammı lazımgelen müddetler mahfuz olduğu gibi ilamı temyiz eden borçlu temyiz davasında haksız çıktığı takdirde hükmolunan şeyi eda ve teslim edeceğine dair kavi kefalet göstermiş yahut hükmolunan para ve eşyayı resmi bir mevkie depozito etmiş veya hasmı tarafından mal ve mülkleri haczedilmiş olduğunu ispat ederse icranın geri bırakılması için Temyiz Mahkemesinden karar alınmak üzere icra memuru tarafından kendisine münasip bir mühlet verilir. Borçlu, Devlet veya müzahereti adliyeye nail bir kimse ise yukarıdaki fıkrada yazılı teminatın bulunduğu ispata hacet kalmaksızın kendisine bu mühlet verilir. Ücreti alakadar tarafından verilirse Temyiz Mahkemesi icranın geri bırakılması hakkındaki kararı icra dairesine telgrafla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir mühlet verilemez. HACİZ VEYA İFLAS İSTEMEK SALAHİYETİ Madde 37 - İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olupta alacaklı isterse selahiyetli ticaret mahkemesince iflasına karar verilir. İLAM MAHİYETİNİ HAİZ VESİKALAR Madde 38 - Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re'sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilam hükmündedir. Madde 39 - İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle mürüru zamana uğrar. Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan mürüru zamanalara tabidir. Madde 40 - Bir ilamın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Bir ilam hükmü icra edildikten sonra nakzedilipte aleyhinde icra yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kat'i bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. Ancak üçüncü şahısların hüsnüniyetle kazandıkları haklara halel gelmez. Madde 41 - Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir olmıyan diğer hükümleri ilama müstenit takiplerde de cereyan eder. İLAMSIZ TAKİP I. TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI PARA BORCU VE TEMİNAT İÇİN TAKİP Madde 42 - Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebi ile başlar ve haciz yolu ile veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas sureti ile cereyan eder. İFLASA TABİ ŞAHISLAR HAKKINDAKİ TAKİP Madde 43 - Ticaret Kanunu hükmünce iflasa tabi tutulmaları lazımgelen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında alacaklı adi iflas yoluyla veya poliçe ve emre muharrer senetlerle çeklere mahsus yolda iflas isteyebileceği gibi haciz yoluyla da takip yapabilir. Bu yollardan birini ihtiyar eden alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp diğerine yeni baştan müracaat edebilir. Madde 44 - İflasa tabi olupta ticaretlerini terkeylediklerini kanun dairesinde ilan eden şahıslar hakkında ilan tarihinden itibaren bir sene içinde iflas yoluyla takip yapılabilir. REHİN VE İPOTEKLE TEMİN EDİLMİŞ ALACAKLAR Madde 45 - Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir. Poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur. İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve borçlunun sıfatına göre, rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat olunabilir. HACİZ YOLU İLE TAKİP Madde 46 - Takip diğer bütün hallerde haciz yolu ile yapılır. Borçlu tüccar sıfatını yeni iktisap etmişse bundan evvel aleyhinde talep edilmiş hacizler iflasına hükmolunmadıkça eskisi gibi icra olunur. Madde 47 - Para cezasile diğer hukuku amme borçlarının takibi hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu Kanunun hükümleri cereyan eder. ZABIT VE MUSADERE EDİLEN EŞYANIN PARAYA ÇEVRİLMESİ Madde 48 - Devletin cezai ve mali kanunları mucibince zabıt ve musadere edilmiş olan şeylerin paraya çevrilmesi o kanunların hükümlerine göre yapılır. REHİN MUKABİLİNCE ÖDÜNÇ VERENLER Madde 49 - Rehin mukabilince yapılan ödünç verme işlerinde Kanunu Medeni ile Ziraat ve Emlak ve Eytam Bankalarının hususi kanunlarında paraya çevirmeye mütaallik olarak mevcut olan hükümler mahfuzdur. II - SELAHİYET Madde 50 - Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun selahiyete dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe selahiyetlidir. Selahiyet itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. Tetkik mercii tarafından önce selahiyet meselesi tetkik ve kat'i surette karara raptolunur. Karar, selahiyetsizliğe dair ise on gün içinde temyiz olunabilir. İki tetkik mercii arasında selahiyet noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur. III- TATİLLER VE TALİKLER TATİLLER Madde 51 - Gece iş görülen yerlerde hasılat haczinden başka güneş battıktan doğuncaya kadar ve haciz veya muhafaza tedbirleri ile temligat işleri müstesna olmak üzere tatil günlerinde hiç bir takip muamelesi yapılamaz. Bir borçlu hakkında kanunda tayin edilmiş sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet verilmiş ise o borçluya karşı da takip muamelesi yapılamaz. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece dahil haciz yapılması caizdir. 2 - BORÇLUNUN AİLESİNDEN BİRİNİN ÖLÜMÜ HALİNDE Madde 52 - Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibarile usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur. Madde 53 - Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır. İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder. Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yollarile kabildir. Madde 54 - Mümessili olmıyan bir mevkuf veya mahpus aleyhine takipte mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendilerine bir mühlet verir ve takibi bu müddetin bitmesine bırakır. 5 - BORÇLUNUN AĞIR HASTALIĞI HALİNDE Madde 55 - Takip, borçlunun mümessil tayin edemiyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi vesika ile tahakkuku lazımdır. TALİKIN MÜDDETLERE GÖRE NETİCELERİ Madde 56 - Tatiller ve takip talikleri esnasında müddetlerin cereyanı durmaz, fakat müddetin nihayeti bir tatil veya talik gününe tesadüf ederse müddet tatil yahut talikin hitamından, sonra üç gün daha uzatılır. IV- İCRA TEBLİĞLERİ Madde 57 - İcraya ait tebligatta Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri caridir. Ancak borçlu, kendilerine kanunen mümessil tayin olunması icabeden şahıslardan ise icra memuru kısa bir zamanda mümessil tayin edilmesini ait olduğu makamdan ister. Tebliğ Kanunu Medeninin 159 ve 396 ncı maddelerine göre mezun olanların meslek veya sanatına müteallik muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendilerine yapılır. V- TAKİP TALEBİ Madde 58 - Takip talebi icra memuruna yazı ile veya şifahen yapılır ve talepte şunlar gösterilir; 1. Alacaklının ve varsa vekilinin isim, şöhret ve ikametgahı; ve alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye'de göstereceği ikametgahı (İkametgah gösteremezse icra dairesi ikametgahı sayılır). 2. Borçlunun ve varsa kanuni mümessilinin isim, şöhret ve ikametgahı; 3. Alacağın ve istenen teminatın Türk parası ile tutarı ve faizi alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün; 4. Senet, senet yoksa borcun sebebi; Rehinli alacaklarda 145 inci maddedeki kayıtların dahi ilavesi lazımdır. Alacak vesikaya müstenit ise aslının veya tasdikli suretinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir. İsteyen alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve tevdi ettiği vesikalara ve verdiği masraflara dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir. Madde 59 - Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını peşin verir, vermezse talep hükümsüzdür. Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir. VI- ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ Madde 60 - Takip talebi üzerine icra dairesi bir ödeme emri yazar. Emir : 1. 58 inci madde mucibince takip talebine derci lazımgelen kayıtları, 2. Borcun ve masrafların on gün içinde ödenmesi, borç teminat itası mükellefiyeti ise teminatın bu müddet zarfında gösterilmesi ihtarını, 3. Borcun tamamına veya bir kısmına, yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa yine bu on gün içinde bildirmesi ve bildirmediği takdirde bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı ve hakikate muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtarını, 4. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını, ihtiva eder. Madde 61 - Ödeme emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğ edilir. Takip vesikaya müstenitse, alacaklı veya müstenit tarafından verilecek imzalı sureti ödeme emrine raptolunur. Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmının bir mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesna olarak her birine ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilmek lazımdır. Kanunen zammı lazımgelen müddetler mahfuzdur. Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi bunların ödeme emrini aynı zamanda tebliğ eder. Borçlu hakkında muhtelif günlerde birden ziyade takip talebi varsa bunlardan hiç biri kendinden evvelki talepten önce icra edilemez. İTİRAZ Madde 62 - İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden on gün içinde istida ile veya şifahen icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. Borçlu isterse itirazda bulunduğuna dair kendisine bedava ve pulsuz bir vesika verilir. Madde 63 - Muteriz, itirazında bildirdiği delil ve sebeplerle bağlı değildir. 3 - ALACAKLIYA VERİLECEK VESİKA Madde 64 - Alacaklı isterse ödeme emrine müddeti içinde borçlu tarafından itiraz edilip edilmediğine dair icra dairesince kendisine bir vesika verilir. Madde 65 - Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itirazını bildirmeye mecburdur. İtiraz üzerine tetkik mercii takibin tatilini tensip edebilir. Merci, her iki tarafı hemen davetle dinledikten sonra mazeret ve itirazın varit olup olmadığına karar verir. Madde 66 - Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borçlu, yalnız borcun bir kısmı hakkında itirazda bulunmuşsa, kabul ettiği miktar için alacaklı takibe devam olunmasını isteyebilir. 1. MAHKEMEYE MÜRACAAT SURETİYLE Madde 67 - Takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın ref'i talebinde bulunmak istemezse hakkını almak için umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat edebilir. Borçlunun haksızlığına karar verilirse iki tarafın vaziyetine, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, yüzde ondan aşağı olmamak üzere, alacaklı lehine münasip bir tazminat takdir olunur. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması suiniyetin sübutuna bağlıdır. Madde 68 - Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen bir senede yahut resmi dairelerin veya selahiyetli makamların selahiyetleri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesikaya müstenitse, alacaklı itirazın ref'ini isteyebilir. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir vesika gösteremezse tetkik mercii itirazın ref'ine karar verir. Borçlunun gösterdiği vesikanın imzası ihtilaflı ise itirazın muvakkaten ref'ine karar verebilir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut vesikaya müstenit ise itirazın ref'i talebi reddolunur. İtirazın muvakkat olmayarak ref'ine ve refi talebinin reddine dair olan kararlar on gün içinde temyiz olunabilir. Madde 69 - İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur. Muvakkaten ref'i kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu takibin yapıldığı mahal veya alacaklının ikametgahı mahkemesinde (borçtan kurtulma) davası açabilir. Borçlu bu müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın ref'i kararı ve varsa muvakkat haciz katileşir. Davanın reddi hakkındaki kararı temyiz eden borçlu icra dairesinden 36 ncı madde mucibince mühlet istiyebilir. Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde onundan aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahküm edilir. KARAR VE MÜDDET Madde 70- Tetkik mercii, itirazın ref'i hakkındaki talep üzerine 18 inci madde hükmüne tevfikan iki tarafı davet eder ve beş gün içinde kararını verir. MERCİİN KARARİYLE TAKİBİN TATİL VEYA İPTALİ Madde 71- Borçlu, borcun ana ve faizlerinin ve masrafların itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş vesika ile isbat ederse takibin iptal yahut talikını her zaman tetkik merciinden isteyebilir. Takibin iptal veya talikı talebinin kabul veya reddine mütedair olan kararlar on gün içinde temyiz olunabilir. HAKSIZ ALINAN PARANIN GERİ VERİLMESİ Madde 72- Takibe itiraz etmemiş veya ettiği itiraz hakkında refi kararı verilmiş olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödemek mecburiyetinde kalan şahıs ödediği tarihten itibaren bir sene içinide umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat ederek paranın geriye alınmasını isteyebilir. Bu dava, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi müddeaaleyhin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Davacı yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur. REHİN VE POLİÇE HAKKINDA HUSUSİ HÜKÜMLER Madde 73 - Rehinlerin paraya çevrilmesinde ödeme emirleri için 145 inciden 147nci, poliçe ve emre muharrer senet ve çek üzerine yapılan takipte de ödeme emri ile itiraz hakkında 168 den 176 ncıya kadar olan maddelerdeki hususi hükümler tatbik olunur. HACİZ YOLU İLE TAKİP I- MAL BEYANI Madde 74 - Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir. BEYAN MECBURİYETİ MÜDDETİ, BAŞLANGICI Madde 75 - İtirazının kat'i veya muvakkat surette ref'ine karar verilen borçlu, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarıdaki maddede gösterildiği üzere beyanda bulunmıya mecburdur. Ref'i kararı borçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın tefhiminden başlar. Madde 76 - Mal beyanında bulunmıyan borçlu beyanda bulununcaya kadar icra memuru tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur. Ancak bu hapis üç ayı geçemez. SONRADAN KAZANILAN VEYA ZİYADELEŞEN MALLARIN BEYANI Madde 77 - İcra dairesine vaki olan beyanda malı olmadığını bildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş yahut beyandan imtina etmiş olan borçlu sonradan kazandığı malları ve kazancında ve gelirinde vukua gelen tezayütleri yedi gün içinde mezkür daireye taahhütlü mektupla veya şifahi olarak bildirmeğe mecburdur. II-HACİZ Madde 78 - Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı refolunduktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilir. Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren altı ay geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşinceye kadar geçen zaman hesaba katılmaz. Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bedava ve pulsuz bir vesika verilir. Madde 79 - İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar. Haczolunacak mallar başka yerde ise hacizyapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen yazar. HACİZ YAPAN MEMURUN SELAHİYETİ Madde 80 - İcra memuru haczi kendi yapabileceği gibi muavin veya katiplerinden birine de yaptırabilir. Borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen bulundurulması mümkün olmazsa haciz, gıyabında yapılır. Talep vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmağa vesair eşyayı göstermeğe mecburdur. İcabında zorla açtırılır. ZABITA MEMURLARİLE MUHTARLARIN VAZİFELERİ Madde 81 - Zor kullanmak hususunda bütün zabıta memurları icra memurunun yazılı müracaatı üzerine kendisine muavenet ve emirlerini ifa etmekle mükelleftirler. Köylerde haczi yapan memurun emirlerini muhtarlar da ifaya mecburdurlar. HACZİ CAİZ OLMIYAN EŞYA VE ALACAKLAR Madde 82 - Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: 1. Devlet malları; 2. Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu elbise ve eşyasiyle borçlu ve ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası, 3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası, 4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve diğer teferruatı, değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları; 5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların bir aylık yem ve yataklıkları, 6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları; 7. Borçlar Kanunu'nun 510' uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratları, 8. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan tekaüt maaşlariyle bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ölenlerin ailelerine bağlanan maaşlar; 9. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar, 10.Vücut veya sıhhat üzerinde ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazımgelen paralar; 11. Borçlunun haline münasip evi (ev kıymetçe fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.) Kanunu Medeninin 807 nci maddesi hükmü mahfuzdur 2,3,4 ve 5 numaralı fıkralardaki istisna, borcun bu eşya bedelinden tevellüt etmemesi haline münhasırdır. Bir malın haczi caiz olmadığı hakkında tetkik mercii tanıtılan verilecek kararla on gün içinde temyiz olunabilir. Madde 83 - Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, nafakalar, tekaüd maaşları, sigortalar veya tekaüd sandıkları tarafından tahsis edilen iradlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden aşağı olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Miktara veya bunun tezyit veya tenzili taleplerine dair tetkik mercii tarafından verilecek kararlar on gün içinde temyiz olunabilir. Madde 84 - Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri yetişmeleri zamanından en çok iki ay evvel haczolunabilir. Bu suretle haczedilen mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri haczeden alacaklıya karşı hükümsüz olup, icranın devamına mani olmaz. Alacağı gayrimenkul rehinle temin edilmiş olan alacaklının mütemmim cüz olarak merhunun yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakka halel gelmez. Şu kadar ki mürtehin rehinin icraca paraya çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden evvel takip talebinde bulunmuş olmalıdır. MENKUL VE GAYRİMENKUL MALLARIN HACZİ Madde 85 - Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan menkul mallar ile gayrimenkullerinden ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur. Borçlu tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz yahut istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır. Ancak haczolunan gayrimenkul artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek menkul mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul üzerinde haciz baki kalmak üzere önce gösterilen menkul veya alacak da haczolunur. Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan gayrimenkulün idare ve işletmesine ve hasılat ve menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez. Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir. Madde 86 - Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz mallarda tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder. Haczedilmiş olan mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine istinaden hüsnüniyetle iktisabettiği haklar mahfuzdur. Hüsnüniyet kaidelerine muhalif olarak mahcuz mal üzerinde üçüncü şahsın iktisap ettiği haklar, alacaklının hacizle o mala taalluk eden haklarını ihlal ettiği nispette batıldır. Madde 87 - Haczi yapan memur, haczettiği malın kıymetini takdir eder. İcabında ehli vukufa müracaat edebilir. MAHCUZ MALLARI MUHAFAZA TEDBİRLERİ Madde 88 - Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder. Diğer menkul mallar masrafı peşinen alacaklıdan alınarak münasip bir yerde muhafaza altına alınır. Alacaklı muvafakat ederse istenildiği zaman verilmek şartile muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. İcra dairesi üçüncü bir şahsa rehnedilmiş olan malları da muhafaza altına alabilir. Bu mallar paraya çevrilmediği takdirde geri verilir. Madde 89 - Hamiline ait olmıyan yahut cirosu kabil bir senede müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir hak haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi üçüncü şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve aşağıdaki fıkralar hükmünü bildirir. Borçlunun alacağı veya üçüncü şahıstaki bir malı haczedilip de üçüncü şahıs borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden evvel borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş, yahut kusuru olmaksızın telef olmuş veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haczin kendisine tebliğinden itibaren on gün içinde icra dairesine yazılı veya şifahi beyanla bildirmeye mecburdur. Bildirmediği halde mal yedinde ve borç zimmetinde mevcut sayılarak teslimi veya ödenmesi istenir. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itirat iddiasını bildirmediği takdirde 65 inci madde hükmü cari olur.Her halde üçüncü şahsın umumi hükümler dairesinde borçluya karşı müracaat ve tazminat hakkı mahfuzdur. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı mahkemeye müracaatla kıymetini ona ödetir. Haciz isteyen kimse üçüncü şahıs tarafından verilen cevabın hilafını tetkik merciinde ispatla ceza ve tazminat istemek hakkını haizdir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da tatbik olunur. Üçüncü şahıstaki mal veya alacağın haczinden doğan itilaflara dair tetkik mercii tarafından verilecek kararlar on gün içinde temyiz olunabilir. Madde 90 - İcra dairesi haczedilen hakların muhafazasına ve alacaklardan günü gelenlerin tahsiline çalışır ve lazım gelen masrafların peşin ödenmesini istiyebilir. Madde 91- Gayrimenkulün haczi ile tasarruf hakkı tahdit edilmiş olur. Sicille kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti, ve ne miktar meblağ için yapıldığı icra dairesi tarafından tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye bildirilir. Hacze yeni alacaklılar iştirak eder veya haciz kalkarsa bu cihetler de tapu idaresine haber verilir. I. Gayrimenkul haczinin şumulü, II. Alacakları rehinle temin edilmiş alacaklıların mahfuz hakları; III. İdare ve işletme. İcra dairesi, gayrimenkul kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kiracılara hacizden haber verir. Daire, gayrimenkulün idare ve işletmesi için lüzum gördüğü tedbirleri alır. Ticaret Kanunu'nun 1023 üncü maddesi hükmü mahfuzdur. MAHSULLERİN TOPLANMASI, BORÇLUNUN HAKKI Madde 93 - İcra dairesi mahsullerin toplanması için lazımgelen tedbirleri alır. Borçlunun geçineceği yoksa kendisinin ve ailesinin geçinmeleri için kafi miktar mahsulden veya satıldıkça bedelinden münasip miktar kendisine bırakılır. İŞTİRAK HALİNDE TASARRUF EDİLEN MALLAR Madde 94 - Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras ya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, ikametgahları malum olan alakadar üçüncü şahıslara haber verir. Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu idaresine bildirir. Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur. MAHCUZ MALLARIN MUHAFAZASI MASRAFLARI Madde 95 - Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur. İSTİHKAK İDDİASINA İTİRAZ A- BORÇLUNUN ZİLYEDLİĞİ Madde 96 - Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcra Dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükutları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. 2- ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN İSTİHKAK İDDİASI Madde 97 - İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, İcra dairesi üçüncü şahsa yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesini tembih eder. Makmeye müracaat olundukta ilerde haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan kafi teminat alınmak şartıyla mahkeme takibin talikını emreder. Kiralanan yerdeki hapis hakkına tabi eşyaya mütaallik istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere muvafık olmadıkça talik emri verilemez. Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez. Muayyen müddet içinde dava etmeyen üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. Birinci fıkradaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs haczedilen şeh hakkında ve satılıp ta bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında istihkak davası açabilir. Bu halde mahkemece ikinci fıkra hükmü tatbik olunur. İstihkak davası üzerine mahkemece takibin talikına karar verilip te neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısiyle istifası geciken miktarının yüzde onundan aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur. Davasının reddi hakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet istiyebilir. İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra mucibince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun suiniyeti de tahakkuk ederse haczolunan malın değer bahasının yüzde onundan aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur. Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarının Kanunu Medeninin 160 ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir. 3 - ÇALINMIŞ VE ZAYİ OLMUŞ ŞEYLER Madde 98 - Çalınmış ve zayi edilmiş şeyler hakkında Kanunu Medeninin 902, 903 ve 904 üncü maddeleri hükmü mahfuzdur. İcra dairesi tarafından pazarlık suretiyle yapılan satış Kanunu Medeninin 902 nci maddesinde mezkur resmi artırma hükmündedir. Madde 99 - Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp ta üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icra dairesi o şahıs aleyhine mahkemeye müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet verir. Bu mühlet içinde dava ikame edilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır. HACZE İŞTİRAK DERECELERİNİN TEŞKİLİ Madde 100 - İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinciye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar : 1- İlk haciz ilamsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilama istinat ediyorsa dava ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına, 2- Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama, 3- Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir senede, 4- Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya salahiyetli makamların salahiyetleri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden alacaklılardır. Bu suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların bütün alacaklarına yetecek nisbette ilave suretile hacizler yapar. Bunların haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze iştirak edebilirler. ÖNCE İCRASI LAZIM GELEN MERASİME LÜZUM OLMAKSIZIN İŞTİRAK Madde 101 - Borçlunun karısı veya kocası ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, vesayet veya velayetten mütevellid alacaklar için önce icrası lazımgelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu iştirak evliliğin veya vesayet, velayet ve kayyımlığın devamı esnasında yahut zevalini takip eden sene içinde talep edilmek şarttır.İştirak talebine esas olan haktan dolayı açılan dava veya yapılan takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesinde mezkur alacak için önce icrası lazımgelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi, küçüklerle vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilir . İcra dairesi bu suretle vakı hacze iştirak taleplerinden borçluyu ve alacaklıları haberdar ederek itarazları varsa beş gün içinde bildirmelerini ihtar eder. İtiraz vukuunda iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu müddet içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer.Bu dava seri muhakeme usuliyle görülür. Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır. Madde 102 - Menkul bir malı haciz için mahallinde bir zabıt varakası tutulur.Zabıt varakasında alacaklı veya borçlunun isim ve şöhretleri, alacağın miktarı, haczin hangi gün ve saatte yapıldığı, haczedilen mallar ve takdir edilen kıymetleri ve varsa üçüncü şahısların iddiaları yazılır ve haczi icra eden memur tarafından imza edilir. Haczi talep edilen mal gayrimenkul ise icra dairesi 91 inci madde mucibince haczi ait olduğu daireye tebliğ eder ve mahallinde tutulacak zabıt varakasında gayrimenkulün nevi ve mahiyeti ve hududu ve lüzumlu vasıfları dercolunur. Evvelce ihtiyaten haczedilen şeylere icra haczi vazedildiği surette zabıt varakasına ihtiyati haciz sahibinin dahi iştirak hakkı işaret olunur. Haczi kabil mallar kafi gelmezse veya hiç bulunmazsa bu hal zabıt varakasına kaydolunur. Madde 103 - Zabıt varakası hazır bulunmıyan alacaklı veya borçlu üç gün içinde zabıt varakasını tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesince davet olunur. Kanunen zammı lazım gelen müddetler mahfuzdur. Madde 104 -Yeni alacaklıların iştiraki ve bu yüzden ilave suretiyle yapılan yeni hacizler zabıt varakasının altına işaret olunur. Hacze iştirak eden her yeni alacaklı isterse zabıt varakasının tam bir suretini alabilir. Evvelce haciz vazedenlerle borçlular dahi yeni iştirak ve ilaveler kendilerine bildirilmek üzere 103 üncü madde mucibince davet olunurlar. Madde 105 -Haczi kabil mal bulunmazsa haciz zabıt varakası 143 üncü maddedeki aciz vesikası hükmündedir. İcraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı surette dahi zabıt varakası muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir. III- PARAYA ÇEVİRME 1- SATIŞ TALEBİ Madde 106 -Haczolunan mal menkul ise hacizden nihayet altı ay ve gayrimenkul ise nihayet iki sene içinde satılmasını alacaklı isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı menkul hükmündedir. Madde 107 - Her alacaklı mensup olduğu derece namına satış talebinde bulunabilir. 100 üncü maddenin son fıkrası mucibince hacizleri evvelki dereceden artacak bedeller için muteber olan alacaklılardan her biri dahi mensup olduğu derece namına satış isteyebilir. Madde 108 - Haczi muvakkat olan alacaklı satış talebinde bulunamaz ve hakkında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez. Muvakkaten veya ihtiyaten haczedilmiş olan mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir. Madde 109 - Satış bedeli, haklarında haciz katileşmiş olan alacakların mecmu miktarına baliğ olursa satış tatil edilir. Muvakkaten haczedilmiş mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir. Madde 110 - Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıpta bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Madde 111 - Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeği taahhüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur. Şu kadar ki, borçlunun kafi miktar malı, haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır. Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi kaldığı yerden başlar. 2- MENKULLERİN SATIŞI Madde 112 - Menkul mallar satış talebinden nihayet bir ay içinde satılır. Yetişmemiş mahsuller, borçlunun muvafakati olmadıkça satılamaz. Madde 113 - Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle de satış yapılabilir. İcra müdürü kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir. Madde 114 - Satış açık artırma ile yapılır. Artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha evvel ilan olunur. İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmıyacağı icra memurlrğunca alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. İHALENİN YAPILMASI VE GERİ BIRAKILMASI Madde 115 - Satılığa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilmiş kıymetinin yüzde yetmiş beşini bulmak ve satışı isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o mal ile temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak şarttır. Artırma bu miktara baliğ olmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır ve artıranlar taahhütlerinden kurtulurlar. Madde 116 - İkinci artırma ilk artırmayı takip eden on beş gün içinde yapılır. 114 üncü madde hükmü tatbik olunur. İkinci artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacaklar o mal ile temin edilmiş ise bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak şarttır. Böyle fazla bir bedel ile alıcı çıkmazsa satış talebi düşer. Madde 117 - Altın ve gümüş eşya maden halindeki kıymetlerinden daha aşağı bir bedel ile satılamaz. SATIŞ BEDELİNİN ÖDENMEMESİ İHALE FARKLARININ TAHSİLİ SURETİ Madde 118 -Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedi günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir.Satılan mal bedeli alınmadan teslim olunmaz. Verilen mühlet içinde müşteri bedelin hepsini vermezse icra dairesince mal yeniden artırmaya çıkarılır ve 116 ıncı maddenin ikinci fıkrası tatbik olunur. Mal kendisine ilk ihale edilen kimse ve kefilleri iki artırma arasındaki farktan ve diğer zararlardan mesullerdir.Faiz yüzde beş olarak hesap edilir. Bu fark ve faiz ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. PAZARLIK SURETİYLE SATIŞ Madde 119 - Aşağıdaki hallerde satış pazarlık suretile yapılabilir : 1- Bütün alakadarlar isterse, 2- Borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallar için o günün piyasasında mukarrer fiyat teklif edilirse, 3- Artırmada maden kıymetini bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bu kıymet verilirse; 4- 113 üncü maddenin ikinci fıkrasında gösterilen haller bulunursa, 5- Mahcuz malların muhammen kıymeti yüz lirayı geçemezse, ÖDEME YERİNE ALACAKLARIN DEVRİ Madde 120 - Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar. Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler. Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık tutulur. PARAYA ÇEVİRMENİN DİĞER TARZI İŞTİRAK HALİNDE MÜLKİYET HİSSELERİ Madde 121 - Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki maddelerde gösterilmeyen başka nevi malların satılması lazımgelirse icra memuru satışın nasıl yapılacağını tetkik merciinden sorar. Merci, ikametgahları malum olan alakadarları davet ve gelenlerini dinledikten sonra açık artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir, yahut iktiza eden diğer bir tedbiri alabilir. Madde 122 - Aile mal ortaklığında bir hissenin satışı 121 inci maddeye göre yapılır. Kanunu Medeninin 331 inci maddesi hükümleri mahfuzdur. 3 - GAYRİMENKULLERİN SATIŞI - Madde 123 - Gayrimenkuller, satış talebinden nihayet iki ay içinde icra dairesi tarafından açık artırma ile satılır. ARTIRMA ŞARTLARI 1 - ŞARTNAMENİN AÇIK BULUNDURULMASI Madde 124 - İcra dairesi gayrimenkulün bulunduğu yerin adetlerine göre en elverişli tarzda artırma şartlarını tesbit eder. Bunları ihtiva eden şartname artırmadan evvel en az on gün müddetle icra dairesinde herkesin görmesi için açık bulundurulur. Artırmaya iştirak edeceklerin gayrimenkulün muhammen kıymetinin yüzde yedi buçuğu nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri şartnameye yazılır. Satılığa çıkarılan gayrimenkul üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarki fıkrada yazılı nispet raddesinde ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz. Madde 125 - Artırma şartnamesinde gayrimenkulün, üzerindeki irtifak hakları, gayrimenkul mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle birlikte satıldığı ve borçlunun bu gayrimenkul ile temin edilmiş şahsi borçlarının da alıcıya intikal eyliyeceği tasrih olunur. İpotek ve ipotekli borç senediyle temin edilmiş olupta bu suretle müşteriye devrolunan borçtan asıl borçlunun kurtulması alacaklının müracaat hakkının mahfuz olduğunu ihaleden itibaren bir sene içinde kendisine bildirmemiş olmasına bağlıdır.(K.M.803) Gayrimenkul rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihan ödenir. Artırma şarnamesinde hangi masrafların müşteriye ait olacağı tasrih olunur. ARTIRMANIN İLANI VE ALAKADARLARA İHTAR Madde 126 - Artırma en az, satıştan bir ay önce ilan olunur. İlanda : 1. Satışın yapılacağı yer, gün ve saat; 2. Artırma şartnamesinin hangi tarihten itibaren herkes tarafından görülebileceği; 3. Tayin edilen zamanda artırma bedeli, gayrimenkulün muhammen kıymetinin yüzde yetmiş beşini bulmadığı takdirde en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere artırmanın on beş gün daha temdit edilmiş olacağı ve on beşinci günü aynı saatte gayrimenkulün en çok artırana ihale edileceği; 4. İpotek sahibi alacaklılarla diğer alakadarların gayrimenkul üzerindeki haklarını, hususile faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbiteleriyle yirmi gün içinde icra dairesine bildirmeleri yazılır. Aksi halde hakları tapu sicilleriyle sabit olmadıkça, satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları da ilave edilir. Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır. 114 üncü maddenin ikinci hükmü gayrimenkulün satış ilanı hakkında da caridir. Madde 127 - Malum ikametgahları veya mümessilleri varsa ilanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve gayrimenkulün tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarlarına tebliğ olunur. Madde 128 - İcra memuru satışa başlamazdan evvel gayrimenkul üzerindeki tapu sicilinde mukayyet veya resmi senede müstenit olan mükellefiyetlerin hepsinin bir listesini yapar ve bu listeyi haczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün mühlet verir. 96 ve 97 nci maddeler hükümleri burada da caridir. İcra dairesi mükellefiyetlere göre gayrimenkullün kıymetini takdir ettirerek ipotekle temin edilmiş olanlara ve alacaklılara tebliğ eder. Madde 129 - Gayrimenkul üç defa bağrıldıktan sonra en çok arttırana ihale edilir. Şu kadar ki artırma bedeli gayrimenkul için tahmin edilmiş olan kıymetin en az yüzde yetmiş beşini bulmak şarttır. Şayet satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer gayrimenkulle temin edilmiş ise artırma bedelinin bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazlaya çıkması şarttır. Artırmada yukarki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere gayrimenkul,artırma ilanında gösterilen on beş gün nihayetinde en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki ikinci fıkradaki bedel yine elde edilmezse ihale yapılmaz ve satış talebi düşer. Madde 130 - Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. ÖDEME MÜDDETİ İÇİNDE GAYRİMENKULÜN İDARESİ Madde 131 - Satış bedelinin ödenmesi için mühlet verilmiş ise para verilinceye kadar hasar ve masrafı müşteriye ait olmak üzere gayrimenkul, icra dairesi tarafından idare olunur. Bu müddet içinde icra dairesinin müsaadesi olmaksızın tapuca hiç bir tescil yapılamaz. İcra dairesi satış bedelini temin için ayrıca teminat gösterilmesini isteyebilir. Madde 132 - Alacak bir gayrimenkul ile temin edildikten sonra borçlu o gayrimenkul üzerinde alacaklının rızası olmaksızın bir irtifak hakkı yahut bir gayrimenkul mükellefiyeti tesis ederse bu tesis alacaklının hakkına tesir etmez ve alacaklı gayrimenkulün o hak ile birlikte veya o haktan ari olarak artırmağa çıkarılmasını isteyebilir. Gayrimenkul haktan ari olarak satılıp ta bedeli alacaklının alacağından fazla çıkarsa o hakkın takdir edilecek kıymeti ödenmek üzere bedelin fazlası hak sahibine tahsis edilir. İpotek yapılmış olan gayrimenkulü borçlu alacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya verir ve keyfiyeti tapuya tescil ettirirse bu tescil ipotekli alacaklının hakkına tesir etmez. Bu hüküm haczedilmiş olan gayrimenkullerde de caridir. İHALENİN FESHİ VE FARKININ TAHSİLİ Madde 133 - Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse, ihale kararı feshedilir ve kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimse arzetmiş olduğu bedelle almağa razı olursa ona ihale edilir.O da razı olmaz veya bulunmazsa icra dairesince hemen on beş gün müddetle artırmağa çıkarılır. Bu artırma alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanla iktifar olunur ve en çok artırana ihale edilir. Her iki halde birinci ihale edilen kimse iki ihale arasındaki farktan ve diğer zararlardan mesuldür. İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.Faiz yüzde beşten hesap olunur. Madde 134 - İcra dairesi tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi yalnız tetkik merciinden şikayet yoliyle istenebilir.İhale tarihi şikayet için muayyen müddete başlangıç sayılır. Tetkik merciinin verceği karar on gün içinde temyiz olunabilir. Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat şikayet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse şikayetin intacından sonra yapılır. TESCİL İÇİN TAPUYA TEBLİĞ VE ZORLA ÇIKARMA Madde 135 - Gayrimenkul alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için 134 üncü maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır. Gayrimenkul borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı tesvik edilmiş bir akte müstenit olmıyarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp gayrimenkul alıcıya teslim olunur. Madde 136 - Bu faslın hükümleri gemilere de şamildir. Madde 137 - Aile yurtlarına dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur. 4- PARANIN PAYLAŞTIRILMASI PARALARIN PAYLAŞTIRILMASI ZAMANI, MASRAFLAR VE VEKALET ÜCRETİ Madde 138 - Mahcuz mallar tamamiyle satıldıkta bedelleri alakadarlara hisselerine göre paylaştırılır ve bir kısmı satıldıkta icabına göre bedeli hisseleri nispetinde alakadarlara avans olarak dağıtılır. Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılır. Takip avukat veya dava vekili marifetiyle yapılmış ve ücret talep edilmişse alacağın yüzde üçünden aşağı olmamak üzere icra memuru tarafından takdir olunacak ücret te takip masrafına masraflarına dahildir. Muvakkat hacizler için ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya, banka bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır. İCRA DAİRESİNİN TAMAMLAMA HACİZLERİ Madde 139 - Satış tutarı bütün alacakları ödemiye yetmezse icra memuru kendiliğinden yeni hacizler yaparak haczi tamamlar; ancak bu suretle haczolunan mallar üzerinde sonra gelen derecelerin evvelce koydurdukları hacizler varsa bu hacizlerin doğurduğu haklara halel gelmez. Yeniden haczedilen mallar ayrıca satış talebine hacet kalmaksızın ve mümkün olduğu kadar çabuk satılır. SIRA CETVELİ Madde 140 - Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazımgeliyorsa o sıraya kabul olunurlar. Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir. Madde 141 - Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir. Madde 142 - Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatina itiraz edebilir. Dava seri muhakeme usuliyle görülür. İtiraz alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle tetkik merciine arzolunur. Merciin bu hususa dair vereceği kararlar on gün içinde temyiz olunabilir. Madde 143 - Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine bir aciz vesikası verilir. Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya 277 inci maddede yazılı hakları verir. Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur. Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur oldukları faizlerden dolayı borçluya rücu edemezler. Bu borç borçluya karşı müruru zamana tabi değildir. Fakat borçlunun mirasçıları, mirası kabullerinden bir sene içinde alacaklı hakkını aramamış ise, müruru zaman iddia edebilirler. SENEDİN GERİ VERİLMESİ VE İLAMIN İCRASI VESİKASI Madde 144 - Alacağı tamamen ödenmiş olan alacaklıya ait senet icra dairesince borçluya verilir. Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklı, senedini geri alabilir. Şu kadar ki, icra dairesi senede bundan sonra ne miktar para için muteber olacağını yazar yahut senedin mahiyetine göre alakadar dairelere yazdırır. İlamların icrasında borçlu isterse kendisine ilamın tamamen veya kısmen icra edilmiş olduğuna dair bedava ve pulsuz bir vesika verilir. Bir gayrimenkulü paraya çeviren icra dairesi o gayrimenkul üzerindeki irtifak haklarına, gayrimenkul mükellefiyetlerine ve gayrimenkul rehin haklarına dair kayıtların tapu sicilinden terkin ve nakillerini de yaptırır. REHİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLİYLE TAKİP Madde 145 - Menkul rehini veya ipotekle temin edilmiş olan bir alacaktan dolayı takip talebinde bulunan şahıs 58 inci maddede yazılanlardan başka merhunun ne olduğunu ve merhun üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya rehinin mülkiyeti üçüncü bir şahsa geçmiş ise onun da ismini zikre mecburdur. Menkul bir rehinin paraya çevrilmesi için takip talebinde bulunan alacaklı merhun üzerinde sonra gelen bir rehin hakkı bulunan üçüncü şahıs varsa onun da ismini talebinde beyan eder ve icra dairesi keyfiyeti üçüncü şahsa bir ihbarname ile bildirir. Madde 146 - Takip talebi üzerine icra dairesi aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere 60 ıncı maddeye göre ödeme emri yazar: 1. Ödeme müddeti, menkul rehinde onbeş gün, gayrimenkul rehinde otuz gündür. 2. On gün içinde itiraz olunmaz veya 1 numaralı fıkrada yazılı müddetler içinde borç ödenmezse rehinin satılacağı ihtar edilir. Rehin kiraya verilmiş bir gayrimenkul ise icra dairesi kiracılara da takipten haber verir. REHİN SAHİBİ ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN VAZİYETİ Madde 147 - Rehin üçüncü bir şahıs tarafından verilmiş veya rehinin mülkiyeti üçüncü bir şahsa geçmiş ise ikametgahı belli olmak şartiyle ödeme emri onlara da tebliğ olunur. Kanunu Medeninin 800 ve 801 inci maddelerine göre ipotekten kurtarma muamelesi başlamış bulunursa bu muamelenin sonunda alacaklı kurtarılan gayrimenkul üzerinde takip ettiği alcağı için rehin hakkının baki olduğunu icra dairesine karşı ispat etmedikçe o gayrimenkul satılamaz. Ödeme emrine itiraz hakkında 63 ten 71 inci maddeye kadar olan hükümler tatbik olunur.Şu kadar ki noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir senede müstenit olmayan rehin iddialarına karşı borçlu tarafından itiraz vukuunda takip durur.Alacaklı mahkemeye müracaatla rehin hakkının tanınması için dava açabilir. Madde 148 - Alacaklı menkul rehnin satışını ödeme emrinin tebliğinden itibaren nihayet altı ay içinde ve gayrimenkul rehnin satışını da aynı tarihten sonra nihayet iki sene içinde isteyebilir. Satış yukardaki fıkrada gösterilen müddetler içinde talep olunmaz talep geri alınıp ta bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer. İtiraz vukuunda davanın açılmasından hüküm katileşinceye kadar geçen müddet hesaba katılmaz. Madde 149 - Satılması talep edilen rehin hakkında 87 nci maddenin birinci fıkrası ile 92 nci maddenin 2 nci fıkrası ve 93,96 ve 97 nci maddelerin hükümleri kıyas yoliyle tatbik olunur. Madde 150- Rehin 112 nci maddeden 137 nci maddeye kadar olan hükümlere göre satılır. Madde 151 - Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur. Satış tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse icra memuru 206 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder. 141,142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir. Madde 152 - Rehin, satış isteyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli alacaklıların tutarından mecmuundan fazla bir bedel ile alıcı çıkmamasından dolayı satılamazsa veya satılıpta tutarı takip olunan alacağa yetmezse alacaklıya bütün veya geri kalan alacağı için bir vesika verilir. Bu suretle mahrum kalan alacaklı, alacağı irat senedinden veya diğer bir gayrimenkul mükellefiyetinden doğmadıkça borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz yoluna gidebilir. İPOTEKLİ ALACAKTA ALACAKLININ GAİP BULUNMASI VEYA BORCU ALMAKTAN İMTİNAI Madde 153 - İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve ikametgahının meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa tetkik mercii verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli gayrimenkulün siciline geçirilir. Vadesi gelmeyen borcun ipotek senedi mucibince işlemiş ve işleyecek bütün faizleri ile birlikte tediyesini deruhde eden borçlu hakkında da yukarki hüküm cereyan eder. İFLAS YOLİYLE TAKİP I- SALAHİYET İFLAS TAKİPLERİNDE SALAHİYETLİ MERCİ Madde 154 - İflas yoliyle takipte salahiyetli merci, borçlunun merkezi muamelatının bulunduğu mahaldeki icra dairesidir. II- İFLAS YOL İLE ADİ TAKİP Madde 155 - Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup ta alacaklı isterse ödeme emrine on gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden olmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde istida ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur. Madde 156 - Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir istida ile ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebilir. Bu istidaya borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğine dair icra dairesinden alınacak vesikanın raptedilmesi lazımdır. Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın refiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir istidna ile ticaret mahkemesinden isteyebilir. İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer. TALEBİN GERİ ALINMASI VE YENİLENMESİ Madde 157 - İflas talebini geri alan alacaklı bir ay geçmedikçe bu talebini yeniliyemez. Madde 158 - Alacaklının iflas talebi üzerine ticaret mahkemesi icra dosyasını celbederek ve seri usulü muhakemeye göre duruşma yaparak gerek itiraz talebini ve gerek itiraz ve defileri tetkik ve intaç eder. Şu kadar ki borçlunun itiraz ve defilleri varit görülmezse mahkeme on gün içinde borcun ifa veya o miktar meblağın takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya emreder.Borçlu imtina ederse iflasına karar verilir. Madde 159 -İflas tabiri halinde mahkeme ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Bu emirler iflas dairesince tenfiz olunur. Madde 160 -İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplanmasına kadar olan masraflardan mesuldür. Mahkeme, bu masrafların peşin verilmesini isteyebilir. DEFTER TUTULMASI Madde 161 - İflas talebinde bulunan alacaklı isterse, mahkeme borçluya ait malların bir defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter iflas dairesi tarafından tutulur. Borçlunun mallarını göstermemesi ve kilitli yerlerini açmaması gibi hallerde 80 ve 81 inci maddeler hükmü tatbik olunur. Madde 162 - Borçlunun ve ailesinin idareleri için iflas memurunun bıraktığı mallar müstesna olmak üzere borçlu, defteri yapılmış olan malları aynen veya kıymetiyle istenildiği zaman vermeğe mecburdur. Madde 163 - Takipte bulunan bütün alacaklılar razı olurlarsa yapılan defter iflas memuru tarafından iptal olunur. Defterin hükmü mahkemece temdit edilmemişse yapıldığı tarihten dört ay sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Madde 164 - Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlar tebliğinden on gün içinde temyize müracat okunabilir. Madde 165 - İflas hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı gösterilir. İFLAS KARARININ TEBLİĞİ VE İLANI Madde 166 - İflas kararı, iflas dairesine bildirilir. Daire, kararı hemen tapuya, ticaret sicil memurluğuna gümrük ve posta idarelerine ve diğer lazımgelenlere bildirmekle beraber ilan eder. İflasın kapandığı veya kaldırıldığı da aynı suretle bildirilir ve ilan edilir. III-ÇEKLER VE POLİÇELER VE EMER MUHARRER SENETLER HAKKINDA TAKİP TİCARİ SENETLER İÇİN TAKİP USULÜNÜN KABULÜ ŞARTLARI Madde 167 - Alacağı çek veya poliçe yahut emre muharrer senede müstenit olan şahıs bu alacak rehinle temin edilmiş olsa bile borçlunun sıfatına bakılmaksızın çek ve poliçe ve emre muharrer senetler için bu fasılda yazılı usulünün tatbikını istiyebilir. Alacaklı talebine senedi rapteder ve borç ödenmediği takdirde haciz yahut iflastan hangisini isteyeceğini bildirir. Madde 168 - Alacaklı takibi neticesinde iflas isteyeceğini talebinde bildirmişse icra memuru hemen tebliğ edeceği ödeme emrinde 1- 58 inci maddedeki kayıtlar; 2- Borç ve masrafların beş gün içinde ödenmesi ve takibin mevzuu teminat ise bu müddet içinde teminatın verilmesi; 3- Borçlunun itirazıvarsa beş gün içinde istida ile icra dairesine bildirmesi; 4- Borç ödenmediği veya müddeti içinde itiraz edilmediği halde borçlunun 171 inci madde hükmüne maruz kalacağı yazılır. Alacaklı talebinde haciz istiyeceğini bildirmişse ödeme emri 58 ve 60 ıncı maddelere göre yazılır.Ancak ödeme, itiraz ve mal beyanı müddetlerinin beş gün olduğu gösterilir. Madde 169 - Borçlu isterse itiraz eylediğine dair kendisine bedava ve pulsuz bir vesika verilir. Madde 170 – Borçlu tarafından ödeme emrine müddeti içinde itiraz edilip edilmediğine dair alcaklının talebiyle itirazı mütaakıp veya müddet geçtikten sonra icra dairesince bir vesika verilir. İTİRAZ VE İFLAS TALEBİ ÜZERİNE MUHAKEME USULÜ VE KARAR Madde 171 - İtiraz üzerine takip durur. İflas isteyeceğini bildirmiş olan alacaklı itirazın refiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini arzuhal ile ticaret mahkemesinden talep edebilir.Mahkemece 158 inci madde hükümleri tatbik olunur. 164 üncü madde hükmü burada da caridir. Madde 172 -Haciz isteyeceğini bildirmiş olan alacaklı itirazın ref'I hakkındaki talebini icra dairesine bildirir.Daire, bu talep üzerine dosyayı ticaret mahkemesine gönderir.Mahkemece 18 inci madde hükmü tatbik olunur. 63 üncü maddeyle 65 inci maddeden 72 inci maddeye kadar olan hükümler bu halde de caridir. TİCARİ SENETLERLE BİRDEN ZİYADE BORÇLULAR HAKKINDA TAKİP TALEBİ, İTİRAZ VE İFLAS KARARI Madde 173-Bir çek veya poliçe yahut emre muharrer senedin takip edilen borçlusu birden ziyade olupta hepsi iflasa tabi şahıslardan ise alacaklının cümlesi hakkında aynı talepte bulunması lazımdır. Bu halde borçlu tarafından itiraz vukuunda talebin mahiyetine göre 171 inci veya 172 nci madde hükümleri tatbik olunur. Bu senetle takip edilen borçlular içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs bulunupta alacaklı borçluların sıfatına göre bir kısmı hakkında iflas ve diğerleri için ne haciz talep etmişse botçlular tarafından vakı olacak itirazın ref'I ile beraber iflasa tabi olanların iflasına ve olmayanlardan alacağının tahsiline karar verilmesine ticaret mahkemesinden arzuhal ile talep eder.Bu takdirde mahkeme 158 inci maddeye ve borçlularının sıfatlarına göre iflasa ve alacağın tahsiline hükmeder. 164 üncü madde bu hallerde de caridir Madde 174- Her kim takibe itiraz etmemesi yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödemişse 72 nci madde mucibince geri alma hakkını haizdir. 172 nci maddeye göre itirazın reddinden sonra ödenmiş olan böyle bir para hakkında da hüküm aynıdır. İFLASA TABİ OLMIYAN BORÇLULAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELE Madde 175- İtiraz etmiyen veya itirazı 172 nci maddeye göre reddedilen borçlu iflasa tabi kimselerden değilse yahut iflas talep edilmemişse alacaklı icabında itirazın reddi hakkındaki kararı göstererek haciz talebinde bulunabilir ve takibi haciz yoliyle devam olunur. ÇEK POLİÇE VE EMRE MUHARRER BORÇLULAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELE Madde 176 – İflas talebi, çek ve poliçe ve emre muharrer senede müstenit olduğu hallerde de 157, 159, 160, 165 ve 166 ncı maddeler hükümleri cereyan eder. IV- DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS HALLERİ EVVELCE TAKİBE HACET KALMAKSIZIN İFLAS A- ALACAKLININ TALEBİ Madde 177 - Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını istiyebilir : 1- Borçlunun malüm ikametgahı olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2- Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3- 301 inci maddedeki hal varsa; 4- İlama müstenit alacak icra emrile istenildiği halde ödenmemişse Türkiye'de bir ikametgahı veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılır. Madde 178 - Borçlu aciz halinde bulunduğunu bildirerek salahiyetli mahkemeden iflasını isteyebilir. İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yoliyle takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olupta kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hülul edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur. ANONİM, LİMİTET VE KOOPERATİF ŞİRKETLERİN İFLASI Madde 179 – Anonim veya ticari kooperatif şirketin borçları mevcut ve alacağından ziyade olduğu idare meclisi ve şirket tasfiye halinde ise tasfiye memurları tarafından beyan veya alacaklı tarafından ispat edilirse önce takibe hacet kalmaksızın iflasına karar verilir. Madde 180 - Reddolunan mirasların tasfiyesi sekizinci bap hükümlerine göre ait olduğu mahkemece yapılır. Terekenin resmen tasfiyesine dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur. Madde 181 - 159,160, 164, 165 ve 166 ncı maddeler bu fasıl hükmüne göre vukua gelen iflaslara da tatbik olunur. V- İFLASIN KALDIRILMASI Madde 182 - Borçlu bütün alacaklılarının taleplerini geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya aktolunan konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir. İflasın kalkmasına, alacak hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar karar verilir. İflasın kaldırıldığı ilan olunur. REDDOLUNMUŞ BİR MİRAS TASFİYESİNİN DURDURULMASI Madde 183 - Bir tereke 180 inci madde mucibince tasfiye halinde bulunur ve tasfiyenin kapanmasından evvel mirasçılardan biri gelerek mirası kabul eylediğini bildirirse borçların ödenmesi için mirasçının teminat göstermesi mukabilinde mahkeme tasfiyeyi durdurur. İFLASIN HUKUKİ NETİCELERİ I- BORÇLUNUN MALLARI HAKKINDA İFLASIN NETİCELERİ Madde 184 - İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer. Müflis namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesi posta idaresine bildirilir. Madde 185 - Üzerinde rehin bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretilye masaya girer ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilip muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir. Rehinin kıymeti rehinle temin edilen alacağa kafi gelmiyeceği borsa rayiciyle tahakkuk eder ve mürtehin rehnin satılmasını istemezse rehin, masadan muvakkaten çıkarılır. Rehinli alacak sahibi bu işlere ait muamelelerden dolayı tetkik merciine şikayet hakkını haizdir. İHTİYATEN VEYA İCRAEN HACZEDİLEN ŞEYLER Madde 186 - ihtiyaten haczedilmiş mallarla iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz mallar masaya girer. İflasın açılmasından evvel paraya çevrilerek alacaklılara paylaştırılmayan veya alacaklı namına icra veznesine yatırılmayan mahcuz malların bedeli de masaya intikal eder. Madde 187 - 201 inci madde ile 277 den 284 üncüye kadar olan maddeler mucibince iptal davasına mevzu olabilecek bütün şeylerin masaya intikali için iflas idaresi lazımgelen davaları açar. BEDELİNİN TAHSİLİ İÇİN VERİLMİŞ EMRE VEYA HAMİLİNE MUHARRER SENETLER Madde 188 - Sırf bedelini tahsil etmek için yahut tayin edilen ilerideki bir tediyeye karşılık olarak müflise devredilmiş olan hamiline veya emre muharrer senetleri devredenler geriye istiyebilir. BAŞKASINA AİT MALIN SATIŞ BEDELİ Madde 189 - Müflis başkasına ait bir malı satıp da iflasın açılmasından evvel parasını almamış ise mal sahibi, bu mal için yapılan masrafların masaya tesviyesi mukabilinde alıcıda olan alacağın kendisine temlikini yahut satılan şeyin bedeli masaya ödenmiş ise bu bedelin kendisine verilmesini istiyebilir. Madde 190 - Satıldığı ve gönderildiği halde iflasına hükmolunmazdan evvel müflisin eline geçmiyen mallar için masa tarafından bedeli verilmiş olmadıkça satıcı istirdat iddiasında bulunabilir. Bu mallar iflasın ilanından evvel irsaliye mektubu, konişmento veya tahmiliye senedi ile hüsnü niyet sahibi üçüncü bir şahsa satılmış veya rehnedilmiş olurlarsa bunlar geri alınamaz. MÜFLİSİN TASARRUFA EHLİYETSİZLİĞİ VE POLİÇE ÖDENMESİ HÜKÜMLERİ Madde 191 - Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. İflas açılmadan evvel borçlu tarafından imza edilmiş emre muharrer bir senet veya üzerine keşide olunmuş bir poliçe iflasın ilanından evvel vadesinde müflis tarafından ödenmiş olursa iflastan haberdar olmıyan ve ödemenin reddi halinde üçüncü bir şahsa rücu hakkını kullanabilecek vaziyette bulunan hamilden ödenen meblağ geri alınamaz. Madde 192 - İflasın açılmasından sonra müflis hiç bir ödeme kabul edemez. Müflisi ödemede bulunan kimse müflisin alacaklılarına karşı ancak masaya giren para veya kıymet nisbetinde borcundan kurtulur. Bununla beraber iflasın ilanından evvel müflise ödemede bulunan borçlu iflastan haberi yoksa borcundan kurtulur. Madde 193 – Borçluya karşı yapılmakta olan takipler iflasın ilanından sonra düşer. İflasın tasviyesi müddetince müflise karşı hiç bir takip yapılamaz. HUKUK DAVALARININ TATİLİ Madde 194 – Müstacel haller müstesna olmak üzere müflisin müddei veya müddeaaleyh olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara tatbik olunmaz. Dava durduğu müddetçe müruru zaman ve hakkı düşüren müddetler işlemez. II- ALACAKLILARIN HAKLARI ÜZERİNE İFLASIN TESİRLERİ MÜFLİSİN BORÇLARININ MUACCELİYET KESBETMESİ Madde 195 - Borçlunun gayrimenkul mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur. Müflisin vadesi gelmemiş faizsiz borçlarından senevi % 5 hesabıyla iskonto yapılır. Madde 196 – Rehin ile temin edilmemiş bütün alacakların faizleri iflasın açılması ile müflise karşı lşlemez. Madde 197 - Alacaklı taliki bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan alacağını da kaydettirebilir. Fakat hissesini şartın tahakkukunda veya vadenin hululünde alır. Kaydı hayatla irat mukavelenamesinden doğan iddialarda Borçlar Kanununun 509 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü caridir. MEVZUU PARA OLMIYAN ALACAKLARIN PARAYA ÇEVRİLMESİ Madde 198 - Mevzuu paraya olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasını deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir. Borçlar Kanununun 290 ıncı maddesi hükümleri mahfuzdur. Madde 199 - İflasın açılmasından evvel borçluya bir mal satıp teslim eden satıcı fesih ve geri almak hakkını açıkça muhafaza etmiş olsa bile, akti feshedemez ve sattığını geri alamaz. Madde 200 - Alacaklı alacağını müflisin kendinde olan alacağı ile takas edebilir. Aşağıdaki hallerde takas yapılamaz : 1- Müflisin borçlusu iflas açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa; 2- Müflisin alacaklısı iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa; 3- Alacaklının alacağı hamile muharrer bir senede müstenit ise. Anonim veya ticari kooperatif bir şirketin iflası halinde nizamname mucibince verilmesi lazımgelen aksiyon bakayaları veya hisseleri şirketin borçlariyle takas edilemez. Madde 201 - Müflisin borçlusu iflasın açılmasından evvel alacaklısının aciz halinde bulunduğunu bilerek masanın zararına kendisine veya üçüncü bir şahsa takas suretiyle bir menfaat temin etmek için müflise karşı bir alacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz edilebilir. Madde 202 - Müflisin kefil olduğu borçlar vadeleri gelmese bile masaya zimmet olarak kaydolunur. Masa ödediği para nisbetinde asıl ve müşterek borçluların alacaklıları yerine geçer (Borçlar Kanunu 496). Asıl borçlunun veya müşterek borçlulardan birinin iflası halinde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur. MÜŞTEREK BORÇLULARIN BİR ZAMANDA İFLASI Madde 203 - Bir borcu birlikte taahhüt edenlerin iflas muameleleri bir zamana tesadüf ederse alacaklı alacağının tamamını müflislerin her birinin masasından istiyebilir. Toplanan hisseler alacak yekunundan fazla ise bu fazla müşterek borçlusuna karşı mükellef olduğu hisseden ziyade ödemede bulunmuş olan masalara intikal eder. Ödedikleri hesselerin mecmuu alacak miktarını geçmedikçe masaların yekdiğerine rücu hakları yoktur. MÜFLİSLE BİRLİKTE BORÇLU TARAFINDAN BORCUN KISMEN ÖDENMESİ Madde 204 - Alacaklı müflisle birlikte borçlu olandan alacağının bir kısmını almış ise müşterek borçlunun müflise rücu hakkı olsun olmasın borcun tamamı masaya kaydolunur. İflas masasına kaydolunmak hakkı alacaklının ve müşterek borçlunundur. Alacaklı masaca yapılan taksimde alacağının tamamına düşen hisseden alacağını tamamlıyacak kadarını alır; geriye kalan paradan müşterek borçluya, rücu hakkı olduğu miktara düşen hisse verilir. Artan para da masaya kalır. KOLLEKTİF ŞİRKETİN VE GAYRI MAHDUT MES'ULİYETLİ ŞERİKLERİN İFLASI Madde 205 - Bir kollektif şirket ile şeriklerden birisinin iflas muameleleri bir zamana tesadüf ederse şirketin alacaklıları bütün alacaklarını şerikin de masasına kaydettirirler; ancak şirket masasından alamadıkları miktarı müflis şerikin masasından istiyebilirler. Bu miktarın müteaddit şerikler tarafından ödenmesi halinde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur. Şirket iflas etmeksizin şeriklerden birisi iflas ederse şirketin alacaklıları alacaklarının tamamiyle masaya kabul olunurlar. Müflis şerikin masasası 202 nci maddede yazılı olduğu gibi şirket alacaklıları yerine geçer. ADİ VE REHİNLİ ALACAKLARIN SIRASI Madde 206 - Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazımgelen resim ve vergi o akar veya eşya bedelinden istifa olunduktan sonra rüçhan hakları vardır. Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir. Alacakları gayrimenkul rehinile temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve teferruatına şümulü Kanunu Medeninin gayrimenkul rehinine müteallik hükümlerine göre tayin olunur. Teminatlı olupta rehinle kapatılamamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur : Birinci Sıra A) İflasın açılmasından bir evvelki sene için hizmetçi ücretleri; B) İflasın açılmasından evvelki altı ay için yazıhanenin memur, katip ve müstahdemleri ile müessesede daimi çalışan memur ve müstahdemlerin ücretleri; C) İflasın açılmasından evvelki üç ay için gündelik veya parça üzerine çalışan fabrika işçileriyle sair işçilerin ücretleri; D) Cenaze masrafları; E) İlama müstenid ve paylaştırmaya kadar işleyecek karı, koca ve çocuk nafakaları; İkinci Sıra A) Vesayet ve velayet hasebile malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu yüzden alacakları; Ancak bu alacaklar iflas vesayet veya velayeti devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden sene içinde açılırsa imtiyazlı olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam eylediği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun vesayet dairesi azası sıfatile mes'uliyetinden doğan alacaklar vesayetten doğan alacaklar gibidir (K.M. 409,413). yalnız yukarda zikrolunan müddetle tahdit, burada cari değildir. B) Patronların amele sandıklarına olan borçları. Üçüncü Sıra İflasın açılmasından bir evvelki yıl için Hükümet tarafından ruhsatnameli doktor, eczacı ve ebelerin alacakları ve borçlu ile ailesi efradının tedavi ve bakım masrafları. Dördüncü Sıra Müflisin karısının mal birliği veya mal ortaklığındaki mevcut olmıyan şahsi mallarından dolayı alacağının nısfı, karının istirdat hakkını kullanarak geri aldığı ve şahsi malları hakkında haiz olduğu teminatın tasfiyesiyle elde ettiği miktar tenzil edildikten sonra mümtazdır. Beşinci Sıra Devlet Hazinesinden doğrudan doğruya veya bilvasıta tahsil olunan vergi ile Devlet tekliflerinden olan mütenevvi resimler. Altıncı Sıra Karının şahsi mallarının mümtaz olmıyan kısmı da dahil olmak üzere sair bütün alacakları. SIRALAR ARASINDAKİ MÜNASEBET Madde 207 - Her sıranın alacaklıları aralarında müsavi hakka maliktirler. Bir sıra evvelki alacaklılar alacaklarını tamamen almadıkça sonra gelen sıradakiler bir şey alamazlar. . İFLASIN TASFİYESİ I- MASANIN TEŞKİLİ Madde 208 - İflasın açılması kendisine tebliğ olunur olunmaz iflas dairesi müflisin mallarının defterini tutmağa başlar ve muhafazaları için lazımgelen tedbirleri alır. Başka bir kaza dahilinde bulunan mallar hakkında bu muamele ora iflas dairesi vasıtasiyle yapılır. MÜFLİSİN VAZİFELERİ Madde 209 - Müflis defter tutulurken bulunarak mallarını iflas dairesine göstermeğe ve emrine hazır bulundurmağa mecburdur. Müflisi hazır bulundurmak mümkün olmazsa bu mecburiyet onunla bir arada yaşamış kimselerin reşit olanlarına düşer. İflas dairesi bu mecburiyet kendilerine teveccüh eden kimselere kanunun hükmünü ihtar eder. Madde 210 - İflas dairesi müflisin mağazalarını, eşya depolarını, imalathanelerini, perakende satış dükkanlarını ve buna mümasil yerlerini kapatıp mühürler. Şu kadar ki masa hakkında faydalı olacağı anlaşılırsa daire, bu yerleri ilk alacaklılar toplanmasına kadar kontrolu altında idare edebilir. Daire, paraları, kıymetli evrakı, ticari ve ev idaresine ait defterleri ve sair herhangi ehemmiyeti haiz evrakı muhafaza altına alır. Başka malları defter tutuluncaya kadar mühürler. Daire lüzum görürse defter tutulduktan sonra tekrar mühürler. Daire müflisin kullandığı yerler haricinde bulunan eşyayı da muhafaza altına alır. HACZİ CAİZ OLMIYAN EŞYA HAKKINDA Madde 211 - Daire 82 inci maddede sayılan malları deftere kaydetmekle beraber müflisin elinde bırakır. Madde 212 - Üçüncü şahısların mülkü olarak gösterilen yahut bunlar tarafından mülkiyeti iddia olunan mallar, bu cihetler de şerh verilerek deftere kaydolunur. GAYRİMENKULLER ÜZERİNDE ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARIN HAKLARI Madde 213 - Müflisin gayrimenkulleri üzerinde sicilden anlaşılan üçüncü şahıslara ait haklar resen deftere işaret olunur. Madde 214 - Deftere geçirilen her malın kıymeti takdir olunur. DEFTERİN MÜFLİS TARAFINDAN TANINMASI Madde 215 - Daire doğruluğu ve noksansızlığı hakkında beyanda bulunmak üzere tutulan defteri müflise gösterir. Müflisin cevabı deftere yazılır ve kendisine imza ettirilir. Madde 216 - Kendisine ayrıca müsaade edilmiyen müflis tasfiyenin devamı müddetince iflas idaresinin emri altında bulunmakla mükelleftir ve icabında zabıta kuvvetleriyle getirilir. İflas idaresi müflisi hususile emri altında tuttukça münasip miktarda muavenette bulunabilir. Madde 217 - Masaya ait hiçbir mal bulunmazsa iflas dairesi tasfiyenin tatiline karar verir ve ilan eder. Bu ilan da alacaklılar tarafından otuz gün içinde iflasa müteallik muamelelerin tatbikına devam edilmesi istenilerek masrafı peşin verilmediği takdirde iflasın kapatılacağı yazılır. II- ALACAKLILARI DAVET Madde 218 - İflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını koruyamıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunur. Bu takdirde iflas dairesi, alacaklılara yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeğe ilanla davet eder. Bu müddet içinde alacaklılardan biri masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde yapılmasını istiyebilir. Basit tasfiyede iflas dairesi alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya çevirir ve başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek bedellerini dağıtır. Tasfiyenin kapandığı ilan olunur. ADİ TASFİYE VE İFLASIN AÇILMASININ İLANI Madde 219 – Tasfiye adi şekilde yapılacaksa iflas dairesi keyfiyeti ilan eder. İlanda: 1- Müflisin hüviyeti, ikametgahı ve iflasın açıldığı tarih 2- Alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ve istihkaklarını ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defterler hulasaları vs.) asıl veya musaddak suretlerini tevdi eylemleri, (pek uzak yerlerde veya yabancı memleketlerde ikamet eden alacaklılar için müddet uzatılabilir.) 3- Hilafına hareket cezai mesuliyeti müstelzim olmak üzere müflisin borçlularının aynı müddet içinde kendilerini ve borçlarını bildirmeleri; 4- Müflisin mallarını her ne sıfatla olursa olsun ellerinde bulunduranların o mallar üzerindeki hakları mahfuz kalmak şartiyle bunları aynı müddet içinde daire emrine tevdi etmeleri ve etmezlerse makbul mazeretleri bulunmadıkça cezai mesuliyete uğrayacakları ve rüçhan haklarından mahrum kalacakları; 5- İlandan nihayet on gün içinde toplanmak üzere alacaklıların ilk içtimaa gelmeleri ve müflis ile müşterek borçlu olanlar ve kefillerinin ve borcu tekeffül eden sair kimselerin toplanmada bulunmağa hakları olduğu yazılır. REDDEDİLEN MİRASLARDA ALACAKLILARI DAVET Madde 220 - Reddedilen bir mirasın, ölünün sıfatına göre iflas dairesince tasfiyesi lazım geldikte miras hükümleri mucibince evvelce alacaklılar davet edilmiş ise yukarıdaki maddeye göre kayıt müddeti on güne indirilir. Evvelce alacaklarını kayıt ettirenler için yeniden müracaata lüzum yoktur. III- MASANIN İDARESİ Madde 221 –İlk alacaklılar toplantısında iflas memuru yahut muavinlerden biri reislik eder.Bu memur tarafından tayin olunacak iki alacaklı veya mümessilleri bulunmazsa bir alacaklı veya mümessili ile bir (büro) teşkil eder. Kendileri veya mümessilleri bulunan alacaklılar, malum alacaklar adedinin en az dörtte birine baliğ olursa toplanma nisabı hasıl olur. Toplanmada bulunanlar beş kişiden azsa alacaklıların yarısını temsil etmeleri şarttır. Kararlar ekseriyeti mutlaka ile verilir.Reis reye iştirak etmez, ancak reyler müsavi gelirse reis reyiyle bir tarafa iltihak eder. Reylerin muteber olup olmayacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder. İLK ALACAKLILAR TOPLANMASI MÜMKÜN OLMAZSA Madde 222 - Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa keyfiyet tesbit olunur. Bu halde daire ikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye başlar. İFLAS İDARESİ VE İFLAS DAİRESİNİN VAZİFELERİ Madde 223 - Toplanan alacaklılar,lazımgelen bilgi ve tecrübeyi haiz Türh vatandaşlarından intihap edecekleri bir veya birkaç şahıstan bir iflas idaresi teşkil ve tasfiyeyi buna havale eylerler.Bu idare iflas idaresinin murakabesi altındadır. Madde 224 - Alacaklılar toplanması, bilhassa müflisin sanat veya ticaretinin devamı, imalathaneleriyle mağazalarının, perakende satış yerlerinin açılması, muallak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar verebilir. Müflis bir konkordato teklif ederse alacaklılar tasfiyeyi tatil edebilirler. Madde 225 - Alacaklılar toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından beş gün içinde tetkik merciine şikayet olunabilir. Merci iflas dairesinin mütaleasını aldıktan ve icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen alacaklıları da dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir. Madde 226 - Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir. İdare, üçyüz liraya kadar olan alacaklardan doğrudan doğruya, daha ziyade alacaklardan alacaklılar toplanmasının vereceği salahiyetle sulh olabilir ve tahkim yapabilir. İFLAS İDARESİNİN VAZİFE VE MES'ULİYETİ Madde 227 – 5 inci madde ile 8 inci maddenin 1 ve 2 nci fıkraları ve 9, 11 ve 16 ncı maddelerin icra dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da caridir.. ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARIN İSTİHKAK İDDİALARI Madde 228 - Üçüncü şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine verilip verilmiyeceğini iflas idaresi kararlaştırır. İdare istihkak iddiasını reddederse davanın açılması için yedi gün mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü şahıs, masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır. MASA ALACAKLARININ TAHSİLİ, MÜSTACEL SATIŞ Madde 229 - İflas idaresi masanın vadesi gelmiş alacaklarını tahsil ve lüzumunda takip veya dava eder. Kıymeti düşecek yahut muhafazası masraflı olacak şeyler geciktirilmeksizin satılır. Borsa veya piyasada fiyatı bulunan esham ve eşya derhal paraya çevrilebilir. Sair mallar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından sonra satılır. Üzerinde rehin hakkı bulunan mallar 185 inci madde hükmüne tabidir. IV- ALACAKLARIN TAHKİKİ VE SIRALARIN TAYİNİ İDDİA EDİLEN ALACAKLARIN TETKİKİ Madde 230 - İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir. TAPU SİCİLİNE YAZILI ALACAKLAR Madde 231 - Tapu siciline yazılı olan alacaklar; kayıt için müracaat edilmemiş olsa bile işliyen faizile kabul olunurlar. ALACAKLILAR SIRA CETVELİNİN MÜDDET VE ŞEKLİ Madde 232 –Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra yirmi gün içinde iflas idaresi tarafından 206 ve 207 nci maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır. Madde 233 - Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklarla ret sebepleri de gösterilir. ALACAKLILAR SIRA CETVELİ, İLAN VE İHBAR Madde 234 -İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları ilanla haberdar eder. İddialarının tamamı veya bir kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmeyen alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir. SIRA CETVELİNE İTİRAZ VE NETİCELERİ Madde 235 –Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin verilmesinin ilanından itibaren beş gün içinde iflasa karar veren mahkemeye müracaata mecburdur. İtiraz eden talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini yahut istediği sıraya kaydedilmediğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına Itiraz eyliyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağı tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava seri muhakeme usuliyle görülür. Ancak itiraz alacağın esas veya miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle tetkik merciine arzolunur. Madde 236 - Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeğe cebrolunabilir. Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmaya alacaklının iştirak hakkı yoktur. İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile alacaklılara bildirir. 235 inci madde hükmü burada da caridir. V- MASANIN TASFİYESİ Madde 237 –İflas idaresi alacakların tahkiki işini yaptıktan sonra; alacaklıları ikinci toplanmaya ilanla davet eder.Bu toplanmaya alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar çağrılır. İlan, en az yirmi gün evvel yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılara gönderilir. Konkordato teklifi hakkında müzakere cereyan edecekse davette bu cihet de bildirilmelidir. Toplanmıya iflas memuru veya Muavini reislik eder. 221 inci maddenin 2 ve 3 üncü fıkraları burada da caridir. İKİNCİ ALACAKLILAR TOPLANMASININ SALAHİYETİ Madde 238 - İflas idaresi tasfiyenin cereyanı şekline ve alacaklılarla borçların vaziyetine dair alacaklılar toplanmasına mufassal bir rapor verir. Alacaklılar toplanması iflas idaresini vazifelerinde bırakmak isterse bu hususta ve masanın menfaati için zaruri gördüğü diğer hususlarda icap eden kararları verir. Madde 239 - Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa keyfiyet tesbit edilir ve bu halde iflas idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder. YENİDEN ALACAKLILAR TOPLANMASI Madde 240 -Alacaklıların ekseriyetiister yahut iflas idaresi lüzumuna kani olursa yeniden alacaklılar toplanması için davet yapılabilir. MALLARIN PARAYA ÇEVRİLMESİ USULÜ Madde 241 - Masaya ait mallar iflas idaresi marifetiyle açık artırma yahut alacaklılar karar verirlerse pazarlık suretile satılır. Üzerlerinde rehin hakkı bulunan eşya ancak rehin sahibi alacaklıların da muvafakatı halinde pazarlık suretile satılabilir. Madde 242 - Satış ilanında artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat yazılır. Satılan gayrimenkul ise ilan en aşağı bir ay evvel yapılır. İlanda satış şartlarının iflas dairesinde ne günden itibaren görüleceği dahi gösterilir. İpotek alacaklısına ilandan bir nüsha verilir ve kendisine tahmin edilen bedel bildirilir. ARTIRMA VE İHALE Madde 243 - İflas idaresi tarafından artırma ile satılacak menkul ve gayrimenkul malların ihalesi 115 ve 129 uncu maddelerin 185 inci maddeye muhalif olmıyan hükümlerine göre yapılır. ARTIRMA SURETİYLE SATIŞIN ŞARTLARI Madde 244 - 117,118, 124, 125, 130, 131,133, 134 ve 135 inciatışlarında 116 ve 242 nci maddeler hükmü tatbik olunur. maddeler burada da uygulanır. İcra dairesinin vazifeleri iflas idareleri tarafından görülür. MÜNAZAALI HAKLARIN TALEP EDEN ALACAKLILARA TEMLİKİ Madde 245 - Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı istiyen alacaklıya devrolunur. Hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır. Madde 246 - Aile yurtları hakkındaki Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur. VI - PARALARIN PAYLAŞTIRILMASI PAY CETVELİ VE SON HESAP Madde 247 - Satılan malların bedeli tahsil edilip alacaklıların sıra cetveli katileşince iflas idaresi paraların pay cetvelini ve son hesabını yapar. İFLAS MASRAFLARI VE MASANIN BORÇLARI Madde 248 - İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır. PAY CETVELİNİN İFLAS DAİRESİNE BIRAKILMASI Madde 249 - Pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılır ve orada on gün kalır. İflas idaresince bırakılma keyfiyeti ve payının miktarı her alacaklıya bildirilir. Madde 250 - Yukarki maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten ve şikayet vaki olmuşsa halledildikten sonra idare paraları dağıtmağa başlar. 144 üncü madde hükümleri burada da tatbik olunur. Taliki bir şarta veya muayyen olmıyan bir vadeye muallak alacaklar için ayrılan paylar sağlam bir bankaya, bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır. Madde 251 -İdare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı kabul veya reddettiği yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olur. Aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hakları verir. Fakat, müflis yeni mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz ve ihtilaf vukuunda mahkeme seri muhakeme usuliyle kararını verir. Madde 252 - İtiraz müddetinin bitmesinden sonra muvakkat dağıtmalar yapılabilir. İtiraz üzerine mahkemece henüz intaç edilmemiş bulunan ihtilaflı alacaklar için pay ayrılıp 250 nci madde hükmü dairesinde muhafaza edilir. Madde 253 - Evvelce kaydedilmemesinden dolayı tasfiyeye girmemiş olan alacaklara aciz vesikası verilen alacaklar hakkındaki hükümler tatbik olunur. VII- İFLASIN KAPANMASI Madde 254 - Paralar dağıtıldıktan sonra idare iflasa hükmeden mahkemeye son bir rapor verir. Mahkeme iflasın idaresinde hata ve noksan görürse tetkik merciine bundan haber verir. Mahkeme, tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı verir. İflas dairesi kapanmayı ilan eder. Madde 255 - İflas kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış bir mal bulunduğu haber alınırsa iflas dairesi o mala vaziyed edip sattıktan sonra başka bir merasime hacet kalmaksızın bedelini eksik alan alacaklılara sıralarına göre dağıtır. Evvelce bankaya yatırılmış olupta tasarrufu kabil bir hale gelen paralar hakkında da hüküm böyledir. Şüpheli bir hak mevzuubahis oldukta iflas dairesi alacaklılara keyfiyeti ilan eder yahut mektupla bildirir ve 245 inci madde mucibince muamele yapılır. Madde 256 - İflas açıldıktan altı ay içinde tasfiye edilmek lazımdır. Bu müddet içinde tasfiye muamelesi bitmediği takdirde alacaklılar toplanıp basit tasfiye usulünün tatbikına karar verebilir. Bu karar da ekseriyeti meblağıyenin husulü şarttır. Böyle bir karar verilmemişse tetkik mercii icabına göre müddeti uzatır. İHTİYATİ HACİZ Madde 257 - Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacaklarile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir : 1- Borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; 2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçarsa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. Madde 258 - İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre salahiyetli mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. Madde 259 - İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak katileşmiş bir ilama müstenit ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenit ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder. Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür. İHTİYATİ HACİZ KARARININ MUHTEVİYATI Madde 260 – Mahkeme ihtiyati haciz kararını icra dairesine gönderir.Kararda; 1. Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun isim ve ikametgahı, 2. Haczin ne miktar alacak için konulduğu; 3. Haciz konulmasının sebebi 4. Haczolunacak şeyler; 5. Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret bulunduğu, yazılır. İHTİYATİ HACİZ KARARININ İCRASI Madde 261 - İhtiyati haciz kararları; 80 den 99 uncuya kadar olan maddelerdeki. haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre icra olunur. ZABIT TUTMA VE HACİZ TUTANAĞININ TEBLİĞİ Madde 262 - Haczi icra eden memur bir zabıt varakası tutar. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir. İcra dairesi, ihtiyati haciz tutanağının bir suretini üç gün içinde alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder. BORÇLU TARAFINDAN GÖSTERİLECEK TEMİNAT Madde 263 -Haczolunan mallar, istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri depo edilmek yahut icra dairesinin bulunduğu mahalde ikametgah sahibi bir şahıs müteselsil kefil gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs yedinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak kendisine bırakılabilir. İHTİYATİ HACZİ TAMAMLAYAN MERASİM Madde 264 -Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı kararın kendisine tebliğinden yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmağa veya dava açmağa mecburdur. Borçlu itiraz ederse itirazı alacaklıya hemen tebliğ olunur. Alacaklı tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde tetkik merciinden itirazın refini istemeğe yahut dava açmağa mecburdur. Tetkik mercii itirazın ref'I talebini reddederse alacaklının karar tarihinden beş gün içinde dava açması lazımdır. İhtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuşsa mahkemece esas hakkında verilecek hükmün tefhiminden itibaren iki ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmağa mecburdur. Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya davası yahut takip talebi, kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir. İHTİYATİ HACİZ SEBEBİNE İTİRAZ VE MÜDDETİ Madde 265 - İhtiyati haciz kararı temyiz edilemez. Ancak kendisi dinlenmeden kararı verilen ihtiyati haczin istinat ettiği sebebi borçlu kabul etmezse haciz kararnamesinin tebliği tarihinden beş gün içinde mahkemeye müracaat eder;dava seri muhakeme usulüne tabidir ve dava esnasında 264 üncü maddedeki müddetler cereyan etmez. Madde 266 - Borçlu, nakit veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya gayrimenkul rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Madde 267 –İhtiyati haciz üzerine itiraz edilmemiş veya itiraz reddolunmuş ise takip, borçlunun sıfsatına ve alacaklının talebine göre icari haciz veya iflas yoliyle devam eder. Madde 268 - İhtiyaten haczedilen mallar haciz yolu ile takip hükümlerine göre icrai hacze inkilab etmezden evvel bir diğer alacaklı tarafından haczedilirse ihtiyati haciz sahibi bu hacze kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder. İhtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır. İhtiyati haciz diğer rüçhan hakkını vermez. KİRALAR HAKKINDA HUSUSİ HÜKÜMLER VE KİRALANAN GAYRİMENKULLERİN TAHLİYESİ ADİ KİRA VE HASILAT KİRALARI İÇİN ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ MÜDDETİ Madde 269 -Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olupta alacaklı da talep ederse ödeme emri Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra sulh mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder. Bu tebliğ üzerine borçlu borcunu ödemez veya itiraz etmez yahut itirazı tetkik mercii tarafından refedilirse alacaklı itirazın vukuu bulmadığına veya ref olunduğuna dair vesikasını göstererek sulh hakiminden tahliyenin icrasını isteyebilir. Borçlu borçtan kurtulma davası açmamış ise hakim tahliye emri verir.Bu emrin temyizi kabil değildir. Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdireshe müsaade ettiği hallerde, itiraz müddeti üç gündür. HAPİS HAKKI İÇİN DEFTER YAPILMASI Madde 270 - Kiralayan evvelce yapılması lazım gelen icrai takibi yapmadan haiz olduğu hapis hakkının muvakkaten muhafazası için icra dairesinin yardımını isteyebilir. (B.K. 267,269,281). Teahhurunda tehlike varsa zabıtanın yahut nahiye müdürünün de yardımı istenebilir. İcra dairesi üzerlerinde hapis hakkı bulunan eşyanın bir defterini yapar ve rehinleri paraya çevirme yoliyle takip talebinde bulunması için kiralayana on beş günü geçmemek üzere münasip bir mühlet verir. Madde 271 - Gizlice veya cebirle götürülmüş eşya, götürülmelerinden on gün içinde icra dairesinin emri ile ve zabıta kuvvetiyle geri alınabilir.Hüsnüniyet sahibi üçüncü şahısların hakları mahfudur. İhtilaf halinde mahkeme seri muhakeme usuliyle meseleyi halleder ve karara bağlar. MUKAVELENAME İLE KİRALANAN GAYRİMENKULLERİN TAHLİYESİ 1- TAHLİYE EMRİ VE MÜNDERECATI Madde 272 - Mukavelename ile kiralanan bir gayrimenkulün müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibraziyle tahliyesi istenebilir. Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle gayrimenkulün on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder. Tahliye emrinde : Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve ikametgahları ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa beş gün içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır. Madde 273 - Müddeti içinde itiraz olunmaz veya itiraz refolunursa kiralanan gayrimenkul müddetin hitamında zorla tahliye ve kiralıyana teslim olunur. Ancak tahliye emrindeki müddetin geçmesi lazımdır. Tahliye edilecek yerde kiralıyana ait olmıyan eşya bulunursa 26 ncı maddenin hükmü kıyas yoliyle tatbik olunur. İTİRAZ 1- MÜDDET VE ŞEKLİ</p> Madde 274 - İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde istida ile veya şifahen icra dairesine bildirir. Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur. 63,64 ve 65 inci maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir. Madde 275 - İtiraz vukuunda kiralıyan tetkik merciinden itirazın ref'ini istiyebilir. Tahliye talebi noterlikçe re'sen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olupta kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz refolunur. Aksi takdirde refi talebi reddolunur. İtirazın ref'i üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya ref'i talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralayanın umumi hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları mahfuzdur. KİRALANAN GAYRİMENKULDE ÜÇÜNCÜ ŞAHIS BULUNURSA Madde 276 - Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika göstermezse derhal tahliye olunur. Şu kadar ki bu şahıs resmi bir vesika gösterememekle beraber daireye ibraz olunan mukavele tarihinden evvelki bir zamandanberi orayı işgal etmekte bulunduğunu beyan eder ve bu beyanı icra memuru tarafından mahallinde yapılacak tahkikatla teeyyüt ederse memur, tahliyeyi tehirle üç gün içinde keyfiyeti tetkik merciine bildirir. Merci, tarafları dinliyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müddet içinde mahkemeye müracaat edilirse takip, davanın neticesine kalır. Dava etmiyen taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır. İPTAL DAVASI Madde 277 - İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. 1- Elinde muvakkat yahut kat'i aciz vesikası bulunan her alacaklı, 2- İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin üçüncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileridava açabilirler. Madde 278 - Mutat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez. Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir: 1.Ana, baba ile evlat ve karı koca arasında yapılan ivazlı tasarruflar; 2.Kendi verdiğinin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler; 3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitler. Madde 279 - Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa yine batıldır : 1- Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler ; 2- Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayri bir suretle yapılan ödemeler; 3- Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler, Bu tasarraflardan istifade eden kimse borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat eylerse iptal davası dinlenmez. Madde 280 - Borçlu tarafından alacaklıları izrar kastiyle yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun bu kastını bilen veya bilmesi lazımgelen kimselerle yahut alacaklıların bazılariyle uyuşarak diğerlarinin zararına yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun batıldır. İPTAL DAVALARINDA YARGILAMA USULÜ Madde 281 -Mahkeme 278, 279 ve 280 inci maddelerdeki hususlardan doğan ihtilafları seri usulü muhakeme ile görüp hükme bağlar. Madde 282 -İptal davası borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine göre yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır.Bunlardan başka suiniyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası hüsni niyet sahibi üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez. Madde 283 - Batıl bir tasarruftan istifade eden kimse elde ettiğini geri vermeğe mecburdur. O kimsenin karşılık olarak verdiği şeyin aynı veya bedeli kendisine geri verilir. Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alcaklı eski haklarını muhafaza eder. Bağışlanan, hüsnüniyet sahibi ise dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermeğe mecburdur. Madde 284 - İptal davası hakkı batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren üç sene geçmekle düşer. KONKORDATO Madde 285 -Korkordato hükümlerinden istifade etmek isteyen her hangi bir borçlu tetkik merciine bir korkordato projesi verir ve bu projeye mufassal bir bilanço ve defter tutmağa mecbur şahıslardan ise defterlerinin vaziyetini bildiren bir cetvel rapteder. Mevcut malları ve alacakları borçlarının en az yüzde otuzunu ödemiye yetişmiyen borçlu konkordato istiyemez. KORKORDATO TALEBİNİN NAZARA ALINMASI ŞARTLARI Madde 286 -Tetkik mercii borçluyu dinledikten sonra onun vaziyetini ve hesaplarının halini ve işlerindeki doğruluğunu ve taahhütlerini ifa etmesine mani olan sebepleri gözönünde tutarak projenin alacaklıları izrar kastından ari ve borçlunun mevcudiyle mütenasip olup olmadığına ve mevcudunun yüzde otuzu ödemeğe yetişip yetişmiyeceğine göre talebinin muvafık olup olmadığına karar verir. Madde 287 -Talep muvafık görülürse tetkik mercii borçluya iki aylık bir mühlet verir ve aynı zamanda lazımgelen bilgi ve tecrübeye malik Türk vatandaşlarından bir komiser tayin eder. Komiser borçlunun tasarruflarına nezaret eder ve 290 ve mütaakıp maddelerle verilen vazifeleri yapar. 8,11 ve 16 ıncı maddeler hükümleri komiserler hakkında da caridir. Komiserin teklifi üzerine mühlet iki ayı geçmemek üzere münasip bir müddet uzatılabilir. Madde 288 -Tetkik merciince mühlet ilan olunur ve icra dairesiyle tapu idaresine bildirilir. Borçlu tücardan ise ticaret sicili memurluğuna ve deniz ticaretiyle meşgul ise liman dairesine de haber verilir. Konkordato talebi üzerine verilecek mühlet kararına ilan tarihinden beş gün içinde her alacaklı istida ile itiraz edebilir.Tetkik mercii bu itirazların hepsini tarafları dinliyerek bir kararla halleder. Verilecek karar, tefhimi tarihinden on gün içinde temyiz olunabilir. Madde 289 - Rehinli alacaklar müstesna olmak üzere mühlet içinde borçlu aleyhine hiç bir takip yapılamaz ve bir takip muamelesiyle kesilebilen müruru zaman ve hakkı düşüren müddetler cereyan etmez. BORÇLUNUN TASARRUF YETKİSİNİN UZATILMASI Madde 290 - Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir.Ancak mühletin ilanından itibaren borçlu rehnetmek ve bir gayrimenkul satmak ve ipotek yapmak, kefil olmak ve ivazsız tasarruflar da bulunmaktan memnundur. Aksi takdirde yapılan akitler hükümsüzdür. Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına mugayir veya hüsnü niyetinden şüpheyi haklı gösterir bir harekette bulunursa tetkik mercii komiserin raporu üzerine mümkün ise borçluyu dinledikten sonra mühleti kaldırabilir. 299 ve 300 üncü maddeler hükmü tatbik olunur. Madde 291 - Komiser, tayinini mütaakıp borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve malların kıymetlerini takdir eder. Borçlunun başka yerde malları varsa bu muamele ora icra dairesi marifetiyle yaptırılabilir. Madde 292 - Alacaklılar, komiser tarafından yirmi gün içinde alacaklarını bildirmeğe ilanla davet olunur. İlanda hilafına hareket edenlerin korkordato müzakeresine kabul edilmiyecekleri ihtarı da yazılır. Yukarki fıkrada yazılı müddet geçtikten sonra komiser, korkordato teklifini müzakere etmek için alacaklıları toplanmağa davet eder ve toplanmağa tekaddüm eden on gün içinde vesikaları tetkik edebileceklerini kendilerine haber verir. ALACAKLAR HAKKINDA BORÇLUNUN BEYANA DAVETİ Madde 293 - Komiser borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında beyanda bulunmağa davet eder. Madde 294 - Komiser alacaklılar toplanmasına reislik eder ve borçlunun vaziyeti hakkında bir rapor verir. Borçlu lazımgelen malumatı vermek üzere toplanmada hazır bulunmağa mecburdur. Müzakere neticesinde tutulan konkordato zaptı derhal imza olunur. İmzayı mütaakıp on gün içinde vukua gelen iltihaklar kabul olunur. MÜŞTEREK BORÇLULARA KARŞI HAKLAR Madde 295 - Konkordatoya muvafakat etmiyen alacaklı müşterek borçlulara ve borçlunun kefillerine ve borcu tekeffül edenlere karşı bütün haklarını muhafaza eder. Konkordatoya muvafakat etmiş olan alacaklı dahi kendi haklarını yukardaki kimselere ödeme mukabilinde temlik teklif etmek ve onlara toplanmanın günü ile yerinden en aşağı on gün evvel haber vermek şartiyle bu hükümden istifade eder. Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin yukardaki kimselere konkordato müzakeresine iştirak etmek salahiyetini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilir. KONKORDATONUN MAHKEMEDE TETKİKİ Madde 296 - Toplanmayı takip eden on gün bittikten sonra komiser konkordatoya müteallik bütün evrakı, ve bu müddet içinde iltihak eden olmuşsa bunları da nazara alarak konkordatonun kabul edilip edilmediğine ve tasdiki muvafık olup olmadığına dair esbabı mucibeli mütalaanamesini mahkemeye verilmek üzere icra dairesine tevdi eder. Mahkeme komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir. Karar vermek için tayin olunan celse, ilanla bildirilir. İtiraz edenlerin haklarını müdafaa için celsede bulunabilecekleri de ilana yazılır. KONKORDATONUN KABULÜ İÇİN LAZIMGELEN EKSERİYET Madde 297 - Konkordato kaydedilmiş olan alacakların üçte ikisine malik ve alacaklılarının üçte ikisine baliğ olan bir ekseriyet tarafından imza edilmişse kabul olunmuş sayılır. İmtiyazlı alacaklılarla borçlunun karısı, kocası ve ana, baba ve evladı ne alacak ve ne de alacaklı ekseriyetini teşkilde hesaba katılmazlar. Rehinle temin edilmiş alacaklar komiser tarafından takdir edilen kıymet neticesinede teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar. Nizalı veya taliki şarta bağlı veyahut muayyen olmıyan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne nispette katılacağına tetkik mercii karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ilerde mahkemece verilecek hükümler mahfuzdur. Madde 298 - Yukardaki hükümler dairesinde yapılan konkordatonun tasdikı aşağıdaki şartların tahakkukuna bağlıdır. 1- Borçlu alacaklılarının zararına olarak doğruluk haricinde yahut pek büyük hiffetle hiçbir muamele yapmamış olmak, 2- Teklif olunan para borçlunun serveti ile mütenasip bulunmak, (Mahkeme miras yoliyle borçluya düşebilecek malları da nazarı itibara alabilir); 3- Konkordato hükmünün ifası ve kendilerinin ihbar etmiş olan imtiyazlı alacaklıların bütün alacaklarının tesviyesi için kafi teminat verilmiş olmak (alacaklılar teminat verilmesinden açık bir beyan ile vazgeçebilirler). Madde 299 - Konkordato hakkında verilen hüküm tefhiminden on gün içinde borçlu ve itiraz eden her alacaklı tarafından temyiz olunabilir. Madde 300 -Hüküm katileşince ilan ve icra dairesiyle tapu idaresine ve borçlunun sıfatına göre evvelce ihbar edilmiş ise ticaret sicili memurluğuna ve liman dairesine tebliğ olunur. İlandan itibaren 287 nci maddeye göre verilen mühletin hükümleri biter. KONKORDATONUN REDDİNDEN SONRA İFLAS VE İHTİYATİ HACİZ Madde 301 - Konkordato tasdik olunmaz, yahut mühlet kaldırılırsa alacaklılardan birinin on gün içinde vukubulacak talebiyle iflas yoliyle takibe tabi borçlunun derhal iflasına karar verilir. İTİRAZLI ALACAKLAR HAKKINDA DAVA Madde 302 - Mahkeme konkordatonun tasdiki kararında alacakları itiraza uğramış olan alacaklılara, dava etmek için on günlük bir mühlet tayin eder. Bu mühlet içinde dava etmiyenlerin hakları düşer. Madde 303 - Tasdik edilen konkordato, bütün alacaklar için mecburidir.Rehinli alacaklıların rehin kıymetine tekabül eden miktardaki alacakları ile Devletin amme hukukundan doğan alacakları müstesnadır. KONKORDATONUN NETİCELENMİYEN TAKİPLER ÜZERİNE TESİRİ Madde 304 - Konkordatonun tasdikı konkordato mühletlerinden evvel vazolunupta henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşer. Madde 305 - Tetkik mercii emrederse nizalı alacaklılar hakkında ayrılan paylar hüküm katileşinceye kadar borçlu tarafından sağlam bir bankaya ve bulunmıyan yerde icra veznesine yatırılır. KONKORDATO HARİCİNDE YAPILAN VAİTLER Madde 306 - Borçlu tarafından konkordato şartlarından fazla olarak alacaklılardan birine yapılan her vait hükme hacet kalmaksızın batıldır. KONKORDATONUN ALACAKLILARDAN BİRİNİN MÜRACAATİYLE ONUN HAKKINDA FESHİ Madde 307 - Kendisine karşı konkordato şartları ifa edilmiyen her alacaklı konkordato mucibince iktisap etmiş olduğu yeni hakları muhafaza etmekle beraber konkordatoyu tasdik eden mahkemeye müracaatla kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden on gün içinde temyizi kabildir. Madde 308 - Her alacaklı suiniyetle muallel bulunan bir konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden istiyebilir. 299, 300 ve 301 inci maddelerin hükümleri bu halde de caridir. Madde 309 - İflasına hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato teklif ederse iflas idaresi mütalaasile beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara bu teklifi bildirir. 294 den 299 uncu ve 302 den 308 inciye kadar olan maddeler burada da tatbik olunur. Komisere ait vazifeler iflas idaresi tarafından yapılır. 285 inci maddenin son fıkrası hükmü burada cari değildir. Konkordato üzerine verilen karar iflas dairesine bildirilir. Konkordatonun tasdikı halinde idare iflasa hükmeden mahkemeden iflasın kaldırılmasını ister. TAKSİRATLI VE HİLELİ İFLAS I- TAKSİRATLI İFLAS Madde 310 - Aşağıdaki hallerden biri kendisinde bulunan müflis taksiratlı sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır. 1- Ziyanları için makul sebepler gösteremezse; 2- Evinin masrafları hadden fazla ise; 3- Kumar yahut mücerret baht oyunlarında ve borsa muamelelerinde külliyetli para sarfetmisse; 4- Borcunun, mevcudu ile alacağından çok olduğunu bildiği halde bu vaziyetinden haberleri olmıyan kimselerden ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut borç para almış ise; 5- Ticaret Kanunu mucibince tutlması meburi olan defterleri kanundaki tarif dairesinde tutmamış veya hiç defterleri bulunmamış ise; 6- Mevcudu ile alacağından çok fazla mebaliğ için senetler imza etmiş ise; 7- İflas takibi sırasında mahkeme veya iflas idaresi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazereti olmaksızın gelmemiş ise; 8- İşlerini terkederek kaçmış ise; 9- Evvelki bir konkordato şartlarını ifa etmeden yeniden iflasına hükmolunmuş ise; 10- 178 inci maddenin son fıkrası hükmüne riayet etmeyipte bir sene içinde iflası vuku bulmuşsa. II- HİLELİ İFLAS Madde 311 -İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kastiyle ve hususiyle aşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır : 1. Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır, gizler veya tahrip ederse; 2. Alacaklıların zararına olarak hakikat hilafında makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar ederse; 3. Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa; 4. Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa; 5. Hakikat hilafında borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa; 6. Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piyasasından hem de mal olduğu veya satın alındığı kıymetten pek aşağı bir fiyatla satmak suretiyle mevcudunu israf ederse; 7. Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse; Bir numarada yazılı malların kıymeti iki yüz liradan aşağı ise Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur. Bir numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise müflis gibi cezalandırılırlar. İTİBARIN YERİNE GELMESİ Madde 312 - Hileli müflis itibarının yerine gelmesini Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun memnu hakların iadesine dair faslındaki hükümlere göre elde edebilir. Ancak mezkur fasılda yazılı şartların ifasından başka istidasına, masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacakları tamamen itfa edildiğine dair makbuzlarını veya sair vesikalarını raptetmesi lazımdır. Madde 313 - Taksiratlı müflis infazı lazımgelen cezasını çektikten veya kanuni sebeplerle ceza düştükten sonra iflas kararını veren mahkemeye dilekçe ile müracaat ederek itibarının yerine gelmesini talep edebilir. Dilekçe masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını gösteren iflas dairesinden alınmış bir defterle bu borçların tamamen itfa edildiğine dair makbuzlar veya sair ispat edici evrak ile tevsik edilir. Madde 314 - Adi müflis masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını itfa ettiğine dair makbuz veya vesikaları göstererek iflasa karar veren mahkemeden itibarının yerine gelmesini isteyebilir. Madde 315 - Yukarki maddelere göre talebin kabulü üzerine verilen hüküm, Resmi Gazete ile ilan olunur. ÖLÜMDEN SONRA İTİBARIN YERİNE GELMESİ Madde 316 - Hileli veya taksiratlı yahut adi müflisin itibarının yerine gelmesine ölümünden sonra mirasçılarından birinin talebiyle de hükmolunabilir. FEVKALADE HALLERDE MÜHLET VE TATİL I- FEVKALADE MÜHLET Madde 317 - Fevkalade hallerde hususile devamlı iktisadi buhranlarda İcra Vekilleri Heyeti 318 den 329 uncuya kadar olan maddeler hükümlerinin muayyen bir müddet için bu hallerden müteessir olan mıntıka borçlularına tatbik edilmesine karar verebilir. FEVKALADE MÜHLETİN KABULÜ BORÇLUNUN İSTİDASI Madde 318 - İcra Vekilleri Heyetince bu suretle tayin edilen mıntıkalarda 317 nci maddede gösterilen haller sebebile kusuru olmaksızın taahhütlerini ifa edemiyen borçlu mühletin hitamında borçlarını tamamen tediye edebileceğini ahval ümit ettiriyorsa tetkik merciinden nihayet altı ayı geçmemek üzere fevkalade bir mühlet istiyebilir. Borçlu istidasına mali vaziyetini gösteren vesikaları, alacaklılarının listesini raptetmeğe ve tetkik mercii tarafından talep olunan bütün malumatı vermeğe ve kendisinden istenebilecek evrakın hepsini göstermeğe mecburdur. Borçlu iflas yoliyle takibe tabi ise istidasına fazla olarak bilanço ve defterlerini de rapteder. TETKİK MERCİİNE YAPILACAK TETKİKLER Madde 319 - Tetkik mercii lüzum gördüğü tahkikleri de yaptıktan sonra mühlet talebi ilk bakışta esassız gibi görünmezse bir gün tayin ve o gün için ilan tarikiyle bütün alacaklıları davet ve icabında ehli hibreye de müracaat eyler. Alacaklılar tayin olunan günden evvel dosyayı tetkik edebilirler; alacaklıların mühlet talebine karşı tahriri itirazlarını dermeyan etmek salahiyetleri de vardır. Tetkik mercii kısa bir müddette kararını verir; mühlet vermekle beraber borçluyu bir veya müteaddit taksitlerle ödemeğe de mecbur edebilir. TEMYİZE MÜRACAAT Madde 320 - Karar hakkında tebliğ tarihinden on gün içinde borçlu ile alacaklılardan her biri tarafından temyize müracaat olunabilir. Tetkik mercii tarafından verilmiş olan fevkalade mühletin hükmü temyizin kati kararına kadar muteberdir. Madde 321 - Tetkik mercii, mühlet kararını vermezden evvel veya verirken defter tutulmasını emreder ve alacaklıların haklarını korumak maksadile diğer bütün tedbirleri alır. Merci mühlet vermekle beraber borçlunun muamelelerine nezaret etmek üzere bir komiser tayin edebilir. Madde 322 - Mühlet kararı katileşince icra dairesine tebliğ ve hemen ilan olunur. NETİCELER, TAKİPLER VE MÜDDETLER Madde 323 - Mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamaz ve bir takip muamelesiyle kesilebilecek müruru zaman veya hakkı düşüren sair müddetler durur. 206 ncı maddede ikinci ve üçüncü sıra alacaklılar lehinde vazedilmiş bir senelik ve 278 ve 279 uncu maddelerde yazılan iki ve bir senelik müddetler fevkalade mühletin devamı müddetince uzatılır. Rehinle temin edilmiş alacakların faizleri için rehin hakkı da yine fevkalade mühletin devamınca uzatılır (K.M. 790). BORÇLUNUN TASARRUF HAKLARI Madde 324 - Borçlu işlerine devam edebilir. Ancak mühletin devamınca alacaklıların kanuni menfaatlerine dokunacak yahut alacaklılardan bir kısmını diğerlerinin zararına olarak tercih suretiyle yapılacak muameleler memnudur. B- YETKİLİ MAKAM TARAFINDAN ALINAN HUSUSİ TEDBİRLER HAKKINDA Madde 325 - Tetkik mercii fevkalade mühleti verirken komiserin, yoksa bizzat merciin muvafakatı olmaksızın borçlunun gayrimenkullerini temlik yahut bunlar üzerinde ayni haklar tesis, rehinler ihdas, ivazsız tasarruflar icra etmiyeceğine ve fevkalade mühletten evvel doğmuş borçlara karşı ödemeler yapamıyacağına ve kefalet edemiyeceğine ve ederse hükümsüz olacağına karar verebilir. Ancak 206 ncı maddede mezkur ikinci ve üçüncü sıradaki borçların ödenmesi ve 319 uncu maddenin üçüncü fıkrasında bahsolunan taksitlerin tediyesi için muvafakat almağa lüzum yoktur. Fevkalade mühlet kararında yukardaki kayıtlar bulunursa bunlar da ilana yazılır ve fevkalade mühlet tapu siciline temlik hakkının tahdidi suretiyle geçirilir. FEVKALADE MÜHLETE TABİ OLMAYAN ALACAKLAR Madde 326 - Fevkalade mühlet yirmi liradan aşağı alacaklarla muayyen müddetlerde verilen nafakalar, rehinli alacaklar, 206 ncı madde mucibince birinci sıraya dahil bulunan maaş ve ücretler hakkında cari değildir. Bu alacaklar, borçlu iflas yoliyle takibe tabi bulunmuş olsa bile fevkalade mühlet esnasında ancak haciz yoliyle yahut rehinin paraya çevrilmesi suretiyle takip olunabilir. Madde 327 - 317 nci madde hükümlerine göre tayin olunan müddet içinde borçlunun istidası üzerine tetkik mercii tarafından verilen fevkalade mühlet; bunu icap ettiren sebepler borçlunun kusuru olmaksızın devam ediyorsa nihayet dört ay uzatılabilir. Borçlu istidasına alacaklıların mütemmim bir listesini ve eğer iflas yoliyle takibe tabi ise mütemmim bir bilanço raptetmeğe mecburdur. Merci alacaklıların itirazlarını yazı ile bildirmeleri için bir müddet tayin ederek uzatma talebini ilanla tebliğ eder. Bir komiser tayin edilmiş ise o da rapor vermeğe davet olunur. Müddet bittikten sonra merci kararını verir ve bu karar aynı şartlara göre ilan olunur.Fevkalade mühlette olduğu gibi bu karar hakkında da temyize müracaat olunabilir. Temyiz bu halde dosya üzerine kararını verir. Madde 328 - Tetkik mercii aşağıdaki hallerde alacaklılardan birinin veya komiserin talebi üzerine mühletin kalkmasına karar verebilir : 1- Borçlu tayin olunan taksitleri vaktinde ödemezse; 2- Borçlu komiserin talimatı hilafına hareket eder ve alacakların kanuni menfaatlerini ihlal yahut bazılarını diğerlerinin zararına olarak iltizam eylerse; 3- Borçlunun mercie verdiği malumatın hakikata muhalif olduğunu yahut borçlunun bütün taahhütlerini ifaya muktedir bulunduğunu alacaklılardan biri ispat ederse. Borçlu dinlenmeğe yahut itirazlarını yazı ile bildirmeğe davet olunur. Merci icabı halinde mütemmim malumat elde ettikten sonra dosya üzerine kararını verir. Müracaat vukuunda temyiz de aynı veçhile hareket eder. Refi kararı mühlet kararının tabi olduğu şartlar dairesinde ilan olunur. Refi kararı ikinci ve üçüncü numaralara göre verilmiş ise borçluya konkordato mühleti veya yeni bir fevkalade mühlet verilemez. FEVKALADE MÜHLET İÇİNDE KONKORDATO VE YENİDEN MÜHLET VERİLMEMESİ Madde 329 - Fevkalade mühletin devamı esnasında konkordato talep etmek arzusunda bulunan borçlu vesikalarını ve komiserin mütalaanamesiyle birlikte konkordato projesini mühletin bitmesinden evvel vermeğe mecburdur. Fevkalade müddetin bitmesinden sonra başlıyan altı ay içinde konkordato mühleti verilemeyeceği gibi yeniden fevkalade mühlet de verilemez. II - FEVKALADE HALLERDE TATİL İCRA TAKİPLERİNİN DURDURULMASI HALLERİ Madde 330 - Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harp halinde İcra Vekilleri Heyetinin karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir. CEZAİ HÜKÜMLER ALACAKLISINI ZARARA SOKMAK KASDİYLE MEVCUDUNU EKSİLTEN BORÇLULARIN CEZASI Madde 331 - Haciz yoliyle takip olunan borçlu alacaklısını zarara sokmak maksadiyle mallarını veya bunlardan bir kısmını, mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette, yahut gizliyerek, muvazaa yoliyle başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmıyan borçlar ikrar ederek sun'i surette mevcudunu eksiltir ise aleyhinde aciz vesikası istihsal eden alacaklının vakı olacak şikayeti üzerine üç aydan üç seneye kadar hapis ile cezalandırılır ve zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi hükümleri dahi tatbik olunur. Borçlu lehine bu hareketlere bilerek yardım ve iştirak eden kimseler Türk Ceza Kanununun (65) inci maddesi delaletiyle bu maddeye göre cezalandırılır. Madde 332 - Haciz yoliyle takip olunan borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut ücretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiiliyle sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa o borçu hakkında aciz vesikası istihsal eden alacaklının şikayaeti üzerine tetkik mercii tarafından onbeş günden altı aya kadar hafif hapis ile cezalandırılır. Borçluyu fazla borç altına girmeğe veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmağa sevketmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zafından istifade etmiş olan alacaklı şikayet hakkına malik değildir. İFLAS VE KONKORDATO İŞLERİNDE HUSUSi MENFAAT TEMİN EDENLERİN CEZASI Madde 333 - Her kim iflas bürosu veya idaresi yahut bir alacaklının veya alacaklılar toplanmasındaki mümessilinin reyini yahut konkordatoya muvafakatini kazanmak için ona hususi bir menfaat temin veya vadederse Cumhuriyet müddeiumumiliğince yapılacak takibat üzerine altı aydan üç seneye kadar hapsolunur. Kendisine menfaat temin veya vadettiren alacaklı yahut mümessili de aynı ceza ile cezalandırılır. İflas bürosu veya idaresi azası hakkında bu ceza beş seneyi geçmemek üzere iki kat olarak hükmolunur. KONKORDATODA SALAHİYETLİ KİMSELERİ HATAYA DÜŞÜREN BORÇLUNUN CEZASI Madde 334 - Konkordato mühleti istihsal etmek veya konkordatoyu tasdik ettirmek için hakikate muhalif hesap veya bilanço göstererek mali vaziyeti hakkında alacaklıları, komiseri, veya salahiyetli memuru hataya düşüren borçlu alakalının tetkik merciine vaki olacak müracaatı üzerine üç aydan bir seneye kadar hafif hapis ile cezalandırılır. KİRACININ CEZALANDIRILACAĞI HALLER Madde 335 - Üzerlerinde kiralayanın hapis hakkı tanınmış ve 270 inci madde mucibince defteri yapılmış eşyayı kaçıran veya gizleyen borçlu ile tahliyesi emrolunan yeri kiralayana zarar vermek maksadile işgal ettiren şahıs Türk Ceza Kanununun (276) ncı maddesine göre cezalandırılır. MÜFLİSİN MALLARINI VERMEYENLER HAKKINDAKİ CEZALAR Madde 336 - Müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar iflasın açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde makbul bir mazeret olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse tetkik merciince elli liraya kadar hafif para cezasiyle cezalandırılırlar. Madde 337 -Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazı ile beyanda bulunmayan borçlularla 162,209, 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden borçlu veya müflis icra dairesinin veya iflas idaresinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasiyle mahkum edilir. HAKİKATE MUHALİF BEYANDA BULUNANLARIN CEZASI Madde 338 - Bu kanuna göre istenen beyanı hakikate muhalif surette yapan kimse alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aydan bir seneye kadar hapis ile cezalandırılır. Elinde aciz vesikası olan alacaklı yaşayış tarzına göre borçlusunun haliyle mütenasip ödemede bulunmadığını, bilinemeyen kazancını ketmederek veya malik olduğu geçim membaından borcuna karşı mümkün olabilecek bir şey ayırmayarak kendisinin zararını devam ettirdiğini iddia ile tetkik merciine şikayet edebilir. Merci borçlunun yaşayış tarzından bu iddianın haklı olduğuna kanaat hasıl ederse hakikate muhalif beyanda bulunmuş addiyle borçluyu birinci fıkraya tevfikan cezalandırır.Şu kadar ki alacaklınn muvafakatı veya borçlunun müracaatı üzerine tetkik merciinin haliyle mütenasip olduğunu taktir ve tayin edeceği miktar üzerinden ödemede bulunacağını taahhüt eden borçlu hakkında hükmolunan cezanın infazı talik olunur.Makbul sebep olmaksızın bu taahhüdün ihlali halinde cezanın infazı bir daha talik edilmez.354 üncü madde hükmü mahfuzdur. BEYANDAN SONRA MAL VE KAZANÇTA OLAN TEZAYÜDÜ BİLDİRMEYEN BORÇLUNUN CEZASI Madde 339 - Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu kanun mucibince bildirmeğe mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde beş günden bir aya kadar ve mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa on beş günden altı aya kadar hafif hapis ile cezalandırılır. Bu cezalar alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından hükmolunur. BORÇLUNUN ÖDEME ŞARTINI İHLALİ HALİNDE CEZA Madde 340 - 111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakatiyle icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, bu yüzden zarara uğrayan alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır. ÇOCUK TESLİMİ EMRİNE MUHALEFETİN CEZASI Madde 341 - Çocuk teslimi hakkındaki ilamın icrası sırasında çocuğu gizleyen veya ilamın icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasına mahküm edilirler. İCRA DAİRESİNCE TESLİM EDİLEN GAYRİMENKUL VEYA GEMİYE TEKRAR GİRENLERİN CEZASI Madde 342 - İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir gayrimenkule veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu tetkik mercii tarafından Türk Ceza Kanununun (309) uncu maddesi mucibince umumi hükümler dairesinde cezalandırılır. 30 VE 31 İNCİ MADDELER HÜKMÜNE MUHALEFET EDENLERİN CEZASI Madde 343 - Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tahmili veya kaldırılması hakkındaki ilam hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçlular, hüküm lehine verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasına mahkum edilirler. NAFAKA HÜKMÜNE UYMIYANLARIN CEZASI Madde 344 - Nafaka vermeye mahkum olupta ilamda gösterilen ödeme şartlarına riayet etmiyen borçlu alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapse mahkum edilir. Cezanın infazından sonra işliyecek nafaka hakkında aynı hüküm cereyan eder. Ancak borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması hakkında dava açmışsa bu madde hükmünün taybiki muhakemenin neticesine bırakılır. HÜKMİ ŞAHISLARIN MUAMELELERİNDE KİMLERİN CEZA GÖRECEĞİ Madde 345 - Bu kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya muamelelerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden, mümessil ve vekillerinden, tasfiye memurlarından, idare meclisi reis ve azasından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış olan hakkında hükmolunur. Zikrolunan suçlar, kolletif veya komandit şirketlerden birinin muamelelerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza;fiili yapmış olan şerik hakkında hükmolunur. CEZALARIN TECİL EDİLMEMESİ VE DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMEMESİ Madde 346 - Kanunun bu babında yazılı cezalar tescil edilmez. Tetkik merciinin salahiyetine giren ceza davaları diğer mahkemelere ait olan davalarla birleştirilemez. Ancak kat'ileşen cezalar infaz sırasında içtima kaidelerine göre birleştirilir. Madde 347 - Şikayet hakkı, suçun vukuuna ıttıla tarihinden üç ay ve her halde vukuundan bir sene geçmekle düşer. Madde 348 - Ceza hususlarında salahiyetli tetkik merci icra takibinin yapıldığı yerdeki mercidir. Madde 349 - Şikayet istida ile veya şifahi beyanla yapılır. İstidayı veya dava beyanını alan tetkik merciii duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur. İki taraf tayin olunan gün ve saatte tetkik merciinin huzuruna gelmeğe veya vekil göndermeğe mecburdurlar. İcabında merci, tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir. Maznun başka yerde ikamet ediyorsa istinabe yoliyle sorguya çekilir. Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen tetkik merciinin huzuruna gelmez veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür. Şikayetçi muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer. Gelmeyen şahitlere yapılacak muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara karşı eski hale getirme talebi hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı hükümler tatbik olunur. Madde 350 - Tetkik mercii iki tarafı ve delillerini dinler ve gerek tarafların gerek şahitlerin ifadelerini duruşma zaptına geçirir. Cumhuriyet müddeiumumisi hazır bulundurulmaz. Madde 351 - Şikayetçi istida veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlıdır. Maznun müdafaası için tahkikatın tevsiine ancak bir kere istiyebilir. Madde 352 -Tetkik mercii iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini ve iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hülasasını Cumhuriyet Müddeiumumisine bildirir. Madde 353 -Tetkik merciinin kararı tefhim veya tebliği tarihinden beş gün içinde maznun ve şikayetçi ve Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından temyiz olunabilir.Bu tebliğin maznunun zatına yapılması şarttır. Temyiz, istida veya tetkik merciine zaptettirilecek şifahi beyanla olur. Depo ve layiha aranmaz. İstida veya beyan üzerine evrak hemen Temyiz Mahkemesine gönderilir. Madde 354 - Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer. Ancak kendi temyizi neticesinde haksız çıkan borçlunun birinci fıkrada yazılı hallerde yalnız cezasının yarısı düşer. HUSUSİ HÜKÜMLER MAAŞ VE ÜCRETLERİN KESİLMESİNDE USUL Madde 355 - Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar. Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur. YUKARIDAKİ MADDEYE RİAYET ETMEYENLER HAKKINDA HÜKÜMLER Madde 356 - Yukardaki madde hükümerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır. Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır. Yukarki madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında istenecek malumatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu dairenin vazifesidir. CUMHURİYET MÜDDEİUMUMİLİĞİNCE TAKİP Madde 357 -İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet Müddeiumumiliğince doğrudan doğruya takibat yapılır. Madde 358 - Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir. Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince resen tazmin ettirilir. Bu kıymetleri tazmin ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına karşı tetkik merciine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde şikayette bulunabilirler. İCRA DAİRELERİNİN MUHABERELERİ Madde 359 - İcra memurları yaptıkları muameleden dolayı her daire ve makam ile doğrudan doğruya muhabere edebilirler. HACZEDİLEN MALLARIN İSTİNABE SURETİYLE SATIŞI Madde 360 - Haczedilen mallar başka bir yerde bulunduğu takdirde satış, istinabe suretiyle yapılır. Artırma ve ihaleye mütedair ihtilaflar istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu tetkik merciince hallolunur. FAZLA VERİLEN PARANIN GERİ ALINMASI Madde 361 - İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır. EMANETLER HAKKINDA MURURÜ ZAMAN Madde 362 - İcra veznesine tevdi yahut dairece tahsil olunan para veya icra muamelesi sebebile hıfzedilmekte olan eşya tevdi veya tahsil yahut hıfız tarihinden itibaren on seneye kadar alakadarları tarafından müracaat olunmazsa talep hakkı Hazine lehine düşer. SON MADDELER SUİNİYETLE TEMYİZ HALİNDE OLUNACAK MUAMELE Madde 363 -İcra kararlarının, muameleleri uzatmak gibi suniyetle temyiz edildiği anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü tatbik olunur. Madde 364 - Bu Kanuna göre temyiz edilen takip hukukuna müteallik kararlarla tetkik mercilerinin cezaya müteallik hükümleri teşkil edilecek (Temyiz İcra ve İflas dairesi) nde tetkik edilir. Takip hukukuna müteallik temyiz, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki şartlar dairesinde yapılır. Temyiz, satıştan başka icra muamalelerini durdurmaz. İcranın devamı için lüzumlu evrak alıkonarak bunların birer sureti temyiz mahkemesine gönderilecek dosyaya konur. TETKİK MERCİİNİN TEMYİZ TALEBİNİ REDDETMESİ Madde 365 - Temyiz, kanuni müddet geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabül olmayan bir karara taalluk ederse tetkik mercii temyiz talebinin reddine karar verir. Temyiz eden şahıs ret kararını kabul etmezse temyiz arzuhali diğer tarafa tebliğ edildikten sonra karar sureti ve verilirse cevap layihası ile birlikteTemyiz Mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki bu halde satış geri bırakılmaz. Madde 366 - Tetkikat, temyiz edilen karara hasredilir ve on gün içinde karara bağlanır. Alakadarlardan biri ister ve ücretini verir yahut gönderirse kararın hülasasaı telgrafla mahalline bildirilir. Temyiz İcra ve İflas Dairesinin kararlarına karşı ısrar ve tashihi karar caiz değildir. Nakız kararı üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı maddenin birinci fıkrası hükmü cari olur. BORÇLUNUN MEVCUDU HAKKINDA MALUMAT VERMEK MECBURİYETİ Madde 367 - İcra veya İflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair istiyeceği bütün malumatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeğe ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime mecburdur. Madde 368 - Noter Kanununun 69 ve 71 inci maddeleri ve icarı akar nizamnamesiyle buna müzeyyel kanunun mecur tahliyesine ve 49 uncu madde ile kabul edilen hususlardan gayri hususi kanun ve nizamların rehinin paraya çevrilmesine müteallik hükümleri ile 1424 numaralı İcra ve İflas Kanunu ve mezkur kanunun 342 nci maddesiyle ilga edilmiş olan kanun ve hükümler ve 1425 numaralı kanun mülgadır. 1- Cezai hükümlerin şümul dairesi Türk Ceza Kanunun ikinci maddesi hükümlerine tabidir. 2-Bu kanunun mer'i olmasından evvel konulmuş haciz veya rehinin paraya çevrilmesi hakkında yapılmış taleplere, bu kanunun hükümleri tatbik olunmaz. 3-İlamların icrası hakkındaki ikinci babın hükümleri bu kanunun mer'iyetinden evvel icraya tevdi edilmiş olan ilamlara da şamildir. 4-4 Eylül 1929 tarihinden evvel gayrimenkullere konulmuş olan ihtiyati veya icrai haizler üzerine 4 Eylül 1932 tarihine kadar hiç bir muamele ve takip yapılmamışsa bu hacizler kendiliğinden kalkar. Takip ve muamelesi derdest olupta henüz intaç olunmıyanlr mezkur tarihten sonra bu kanun hükmüne tabi olur. 5-4 Eylül 1929 tarihinden evvel verilen iflas kararlarına müteallik tasfiyeler 4 Eylül 1932 tarihine kadar intaç edilmemişse dosyaları iflas dairelerine tevdi olunur.Dairelerce bu kanunun sekizinci babı hükümlerne tevfikan tasfiyeye devam olunur. 6-13 Eylül 1331 ve 15 Nisan 1339 tarihli kanunlarla emvali milliye meyanına giren ebniyeden ari araziden 1341 senesi Muvazenel Umumiye Kanununun 6 ve 23 üncü maddelerine tevfikan alınagelmekte olan Hazine alacakları hakkındaki hükümler bakidir. 7-Bu kanunun neşrinden evvel icra veznesine tevdi yahut dairece tahsil edilmiş olan eşyanın revdi veya tahsil yahut hafız tarihinden on sene geçmiş olsa bile bu kanunun meriyete girmesinden itibaren üç sene geçmedikçe sahiplerinin talep hakkı düşmez. Madde 369 - Bu kanunun meriyeti 4 Eylül 1932 tarihinden başlar. KANUNU İCRAYA MEMUR OLANLAR Madde 370 - Bu Kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur. |